Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/19870 E. 2013/9255 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/19870
- Karar No
- 2013/9255
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ... ve ... savunmanları taraafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmedilen cezaların sürelerine göre, sanıklar ... ve ... savunmanlarının duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 318.maddesi gereğince REDDİNE, Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yakınan ... 'nun aşamalarda değişmeyen ifadelerinde; "İstanbul'da Bahçelievler semtinde oto alım satımı ile uğraştığını, ...'yi işyerinin yanında aynı işi yapan ... 'nin kardeşi olması sebebi ile tanıdığını, suç tarihine yakın günlerde sık sık işyerine sohbet amacıyla gidip gelmeye başladığını, olay günü de saat 19:00 sıralarında işyerinde çalışanı olan ... Ağaçbacak'ın oto galerisinin önünde bulunan araçları yıkadığı sırada, sanık ...'nin ziyaret amacı ile geldiğini, kısa bir süre sonra da polis olarak kendilerini tanıtıp kimlik göstermeden sadece tanıtım kartına benzeyen bir belgeyi uzaktan gösteren sivil kıyafetli 4 şahsın işyerine girip, kendisi hakkında uyuşturucu bulundurması sebebiyle ihbar olduğunu, ellerinde arama kararının bulunduğunu, buna ilişkin yasal işlemi yapacaklarını belirtip, işyerinde uyuşturucu madde aramaya başladıklarını, öncelikle hemen ...'nin üzerinde yaptıkları aramada poşet içerisinde kokain bulmaları üzerine haklarında yasal işlem yapacaklarını belirttiklerini, ...'nin meseleyi halletmek için olay sonrası açık kimliği, tespit edilen ... ile özel olarak başka bir odada görüşme yapmak isteği üzerine tarafların ayrı odada konuştuktan sonra sanıkların 30.000 doları almaları karşılığı, yasal hiçbir işlem yapmadan işyerinden ayrılacaklarını, yakınan ... 'na söylediklerini, yakınanın para vermek istememesi üzerine ...'ye kelepçe taktıklarını ve yakınanın da kolunu büküp kelepçeleyip karakola gideceklerini söylediklerini, ancak yakınandan parayı almamaları durumunda işyerinde uyuşturucu bulduklarına ilişkin olarak basına haber vereceklerini, gazetelere manşet olacağını, ailesinin yüzüne bakamaz duruma düşüreceklerini, yakacaklarını, zor duruma düşüreceklerine ilişkin tehditlerde bulunduklarını, yakınanın olayla ilgisi olmadığına yönelik itirazlarını sanıkların dinlemediğini, arama sırasında işyerinde bulunan kasayı açtırıp içinde bulunan 20.000 lirayı bulmaları üzerine de içinden 16.000 lirayı aldıktan sonra yakınanın işinin hallolduğunu söyleyip, yanlarına sanık ...'yi de alıp olay nedeniyle sesini çıkarmamasını da salık verip, ... plakalı ... marka araca binerek hep birlikte işyerinden ayrıldıklarını, 13.03.2003 günü yakınanın sanık ...'nin kardeşi ... 'ye olayı anlattığında, adı geçen tanığın kendisine, sanık ...'nin çeşitli suçlardan cezaevine girip çıkması nedeniyle ailelerinden koptuğunu, kardeşinin ... ilçesinde bu şekilde başka bir şahsı bir ay önce dolandırdığını duyduğunu söylemesi üzerine, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, sanık ...'in sanık ... ile hemşeri olması nedeniyle olay öncesi birbirlerini tanıdıklarını, tanık ... 'ye olay sonrası sık sık sanık ...'in telefonla araması nedeniyle bu sanıktan şüphelenip adı geçenin çalıştığı Zeytirburnu İlçe Emniyet Müdürlüğüne gidip durumu anlatarak, anılan sanığı önce fotoğraftan teşhis ettiğini, daha sonra yanında çalışan ... Ağaçbacak ile birlikte sanık ...'i tereddütsüz eyleme katılan kişi olarak belirlediklerini, sanık ...'in tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasından sonra da yakınan ve anılan tanığın teşhis işlemini yanlış yaptıklarına ilişkin 18.03.2003 tarihli dilekçe verdiklerini, 22.03.2003 günü saat 16:00 sıralarında bu ... tanıklar ... ve ...'in yanlarında tanık komiser ... ... ... olduğu halde işyerine gelip 12.03.2003 tarihli arama kararına istinaden arama yapıp, aynı günlü tutanağı yakınana imzalatıp gittikten sonra, 23.04.2003 tarihinde yakınan ... ...'nun kolluğa gelerek sanıklar ... ve ...'in 12.03.2003 günü işyerinde kendisini tehdit edip para alan şahıslardan olduğunu söyleyerek çoklu ortamda teşhiste bulunduğunu söylediği, tanık ... Ağaçbacak'ın 23.04.2003 günlü teşhis tutanağı içeriğine göre, anılan sanıkları tespit edemediği, yakınan ve adı geçen tanığın “22.03.2003 günlü yakınanın işyerinde yapılan aramada sanıklar ... ve ...'in başlarında amir olarak bulunan tanık ... ... ...'in de eyleme katılan sanık olarak belirleyemediklerini” ifade ettiği: Sanık ... aşamalarda verdiği ifadelerinde; “Olay günü Zeytinburnu İlçe Emniyet Amirliğinde 08:00-20:00 saatleri arasında nezaretten sorumlu görevli olduğunu, saat 19:30'da çocuğunun rahatsızlığı sebebiyle idari izin alıp işyerinden evine gittiğini, bu arada acil paraya ihtiyacı olması sebebiyle hemşerisi olan diğer sanık ...'den para istemesi için cep telefonunu ... isimli tanıdığına bıraktığını, ayrıca ... 'den ...'ye daha önce ödünç olarak verdiği 200 ABD dolarını anılan sanığı cep telefonundan arayarak almasını istediğini, olay günü yakınanın belirttiği saatlerde suç yerinde bulunamayacağını ve üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini” ifade ettiği; Sanıklar ... ve ... aşamalardaki ifadelerinde; “Olay tarihlerinde İstanbul İli Narkotik Şube Müdürlüğünde çalıştıklarını, 12.03.2003 günü Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.03.2003 gün ve 2003/103 Müteferrik kararıyla, yakınan ... ... isimli kişinin işyerinde uyuşturucu madde bulmak amacıyla arama kararını aldıklarını, belirtilen tarihte havanın kararması nedeniyle arama yapmadıklarını, devam eden günlerde işlerinin yoğunluğunun devam ettiğini, bu nedenlerle ancak 22.03.2003 günü yanlarında komiser yardımcısı tanık ... ... ... olduğu halde yakınanın işyerine gidip arama yaptıklarını ancak suç ve suç unsurlarını bulamadıkları için tutanak tutup işyerinden ayrıldıklarını, 12.03.2003 günü yakınana karşı işlenen eylemle ilgili olarak üzerlerine atılı suçu işlemediklerini ” savundukları; Sanık ... ifadelerinde ayrıca “Sanık ...'i hemşerisi olması sebebiyle tanıdığını, ara sıra görüştüklerini, olay günü de cep telefonlarından görüşme yaptıklarını, 12.03.2003 günü yanlarında komiser yardımcısı ... ... ... olduğu halde Bahçelievler semtinde kahve işleten ...'ın kahvesinde saat 21:00'a kadar zaman geçirdiklerini” söylediği, Tanık ... ... ... soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadesinde “ Sanıklar ... ve ...'in beyanlarını doğruladığı suç saatlerinde sanıklarla birlikte istirahatte olup anılan kişinin kahvesinde vakit geçirdiklerini” belirttiği, Sanıklar ... ve ... savunmanı Av. ...'un 16.05.2006 günlü dilekçe ekinde sunduğu İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından sanıklar hakkında düzenlenen disiplin soruşturmasının raporunda, anılan sanıkların ve tanık ... ... ...'in aynı yönde ifade verdiklerinin anlaşıldığı; Sanık ...'in olay tarihinde kullandığı 0536 455 06 51 numaralı telefonun HTS raporlarında, 12.03.2003 günü saat 19:45 ile 20:00 arası Bahçelievler bölgesinde bulunduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; Öncelikle sanıklar ... ve ...'in İstanbul Narkotik Şube Müdürlüğünde 12.03.2003-22.03.2003 tarihleri arasında görevli olup olmadıklarına ilişkin görev yazıları celp edilip; sanıklar ... ve ... ile birlikte sürekli çalıştığını ifadelerinde belirttiği gözetilip, yakınan tarafından teşhis edilemeyen tanık ... ... ...'in ve sanıkların 12.03.2003 günü kullandıkları cep telefonları tespit olunup bu telefonlara ilişkin suç tarihlerini kapsayan HTS raporlarının gsm operatörlerinden getirtilip; yakınan ... ... hakkında yukarıda belirtilen Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesinin kararına ilişkin yapılan aramanın karar tarihinden 10 gün süre geçtikten sonra gereginin yerine getirilmesinin olağan bir uygulama olup olmadığının İstanbul Narkotik Şube Müdürlüğünden sorulması, yakınan ... ...'nun işyerinde yapılan arama sonucunda düzenlenen tutanağa ilişkin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma dosyası yürütülüp yürütülmediği araştırılıp, varsa getirtilip, incelenip gereğinde onaylı sureti çıkartılıp; sanıkların olay tarihinde kullandıkları cep telefonlarının tespiti yapılıp, birbirleri ile olan irtibatlarının ispatlanması amacıyla suç tarihi öncesi ve sonrasına ait son 2 aylık HTS raporlarının getirtilip incelenip; sanıklar hakkında İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan disiplin soruşturması dosyası getirtilip, bu dosyada tanık olarak dinlenen kişiler tespit edilip gereğinde dinlenip, kanıtların bir bütün halinde değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumları ve suç vasfının takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Uygulamaya göre de; 2-Sanıklar hakkında yağma suçundan temel ceza belirlenirken, uygulama maddesinin bentlerinin eksik yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK'.nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, 3- Yağma suçu, 5237 sayılı TCY'nın 149. maddesinin 1.fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde aykırı biçimde, birden fazla kişi ile birlikte ve işyerinde işlendiği halde, aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Kasten işlemiş olduğu suçlardan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCY’nın 53/1. maddesinin “a, b, c, d, e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereğince ceza süresi bakımından sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 24.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.