Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/19742 E. 2012/22897 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2009/19742
Karar No
2012/22897
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, 6136 sayılı Yasaya Muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmedilen cezaların sürelerine göre sanık savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nın 318. maddesi gereğince REDDİNE, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Bir başkasının kendisinin veya yakınanın hayatına vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Cebir artı tehdit ile malın alınması veya teslime zorlanması söz konusudur. İcrâî hareketle işlenebilen bir suçtur. Yağma suçunun maddi unsuru hareket kısmıdır. Malın her ne sebeple olursa olsun bu şekilde alınması yağma suçunu oluşturur. Bilindiği üzere subjektif sorumluluğun ilk şekli olan kast 5271 sayılı TCK.nun 21. maddesinde yer almıştır. Kast suçun maddi unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi olarak tanımlanmıştır. O halde bilme ve isteme kastın unsurlarıdır. Kast kişi ile işlediği suçun maddi unsurları arasında psikolojik bağı da ifade etmektedir. Hareket ve kast birlikte olmalıdır. Failin iç dünyasını ilgilendiren kast failin olay öncesi failin iç dünyasını olay öncesi olay sırası veya olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. Sanığı harekete geçiren etken saik psişik olgunun irade aşamasıdır. Sosyal ilişkilerin ve dışa vurmuş hareketlerin disiplini olan hukuk, ceza normunun ihlaline etki yapmadıkça faillin zihni ve ... durumu ile uğraşmaz. Suçun işlendiği zaman failin öngörü ve irade ile hareket etmiş olması yeterlidir. Failin iç dünyasını ilgilendiren kastın niteliğini belirlemeyi bilmesi için dış dünyaya yansıyan davranışlardan hareketle sonuç çıkarmak olanaklıdır. Bu bağlamda failin olay öncesi, olay sırasında ve olay sonrası davranışları kastın belirlenmesinde ölçü alınır. Bu bağlamda somut olaya gelince; taksicilik yapan yakınanın taksi durağında yolcu beklediği sırada, sanığın elinde beyaz eldiven olacak şekilde aracın arka kapısından bindiği, aracın içinde iken yüzünü kar maskesi ile kapattığı ve yakınana “aracı sür” demesi üzerine yakınanın da aracı hareket ettirdiği, bu sırada sanığın üstünde bulunan tabancayı çıkartıp, tabancanın ağzına mermi verdiği esnada yakınanın yaklaşık 10 metre gittikten sonra aracı durdurup kendini dışarı attığı, sanığın da araçtan çıkarak kaçtığı ve olay yerine yakın polisler tarafından yakalanması şeklinde gerçekleşen eylemin silahlı tehdit aşamasında kaldığı düşünülmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde uygulama yapılması, 2-6136 sayılı Yasaya muhalefet suçunun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, 3-5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2009/19742, K. 2012/22897, T. 03.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2009-19742-e-2012-22897-k-0690fa394501