Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/18688 E. 2011/6090 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/18688
- Karar No
- 2011/6090
- Karar Tarihi
Yağma suçundan sanık ...'un 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 499/1, 522, 59. maddeleri gereğince 13 yıl 9 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair ANKARA 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/07/2001 tarihli ve 2000/255 esas, 2001/324 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanık ...'un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148, 149/c, 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair aynı Mahkemenin 20/06/2005 tarihli ve 2000/255 esas, 2001/324 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 04/08/2009 gün ve 2007/8891/43411 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/08/2009 gün ve KYB.2009/190645 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 08/09/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hüküm uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinden karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; İsteme konu Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/06/2005 tarih ve 2000/255 esas ve 2001/324 karar sayılı Ek kararı ile verilen hükümde, “tebliğden itibaren 7 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere” şeklinde yazılması suretiyle yasa yoluna başvuru yönteminin gösterilmediği, anılan uyarlama kararının, hükümlü ...’un, hükmün kesinleşmesi ile görevi son bulan ve 17/07/2001 havale tarihli dilekçesi ile de vekillikten istifa ettiğini belirten kovuşturma aşamasındaki savunmanı Av. ... ...'ya tebliğ edildiği, yokluğunda verilen karar kendisine tebliğ edilmeyen hükümlünün, hakkındaki hükmü öğrendiği tarih olarak da kabul edilmesi gereken 11.09.2006 günlü dilekçelerinde kararı temyiz ettiğini belirtmiş olduğunun anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca hükmün kesinleşmediği ve kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1- Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/06/2005 tarih ve 2000/255 esas ve 2001/324 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 2- Hükümlü ...’un temyiz talebi hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 26.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.