Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/16934 E. 2012/20268 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/16934
- Karar No
- 2012/20268
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanığın eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nın 493/1. maddesinde belirtilen suçlar için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/3,104/2. maddesi ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nın aynı suçlara uyan 142/1-b, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddesinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddesinde öngörülen 7 yıl 12 aylık zamanaşımının suç tarihleri olan 01.03.2003 ve 02.06.2003 tarihlerinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 2- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık ...'ın yakınan ...'e yönelik eylemiyle ilgili olarak; sanık Hakan'ın diğer sanık ...'la birlikte yakınana ait iş yerinin muhkem nitelikteki kapısını kırıp pek hafif değerde sigara çaldıklarının anlaşılması karşısında, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı dikkate alındığında, öncelikle denetime olanak verecek şekilde her iki yasa ile uygulama yapılıp sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı ise de, uygulama açıkça sanık yararına olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamış, Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Yakınan ...'a yönelik eylemle ilgili olarak; sanıkların suç ortakları ...'la birlikte olay günü gece 03:00 sıralarında yakınana ait iş yerinin muhkem kilidini kırarak pek hafif değerde para çaldıkları, olayın ihbarı üzerine sanıkların iş yeri içerisinde yakalandıkları ve yakınanın şikayetçi olmadığının anlaşılması karşısında; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1-son, 62, 522, 59/2. maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 143, 35, 53, 116/2-4, 119/1-c, 53. maddeleri uyarınca, konut dokunulmazlığını bozma suçuyla ilgili olarak uzlaşma koşulları da değerlendirilerek uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, 2-Adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin anlam ve sonuçları hatırlatılmadan, suçtan zarar gören yakınanın zararlarını giderip gidermeyeceği sorularak, zararı giderme olanağı tanınmadan ve uygulanmamasına ilişkin nesnel ve öznel koşullar değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13.11.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.