Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/16870 E. 2012/21004 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/16870
- Karar No
- 2012/21004
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın yakınana ait camını kırarak hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında, mala zarar verme suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın olay günü gece saat 03.00 sıralarında açık kimlik bilgileri belirlenemeyen suç ortakları Adem ve Murat isimli kişilerle yakınana ait kapıları kilitli aracın camını kırarak oto teybini çalıp olay yerinden uzaklaştıkları, olayın ihbarı üzerine güvenlik güçlerinin çevrede araştırma yaptıkları sırada ekip aracını gören sanıkların çaldıkları malları atarak kaçarken sanığın yakalandığının ve aşamalarda suçlamayı kabul etmediğinin anlaşılması karşısında; a)-Sanığın eyleminin TCY.nın 142/1-b maddesinde uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasanın 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması, b)-Sanığın yakalanmamak amacıyla çaldığı malları atarak iadesini sağladığı, TCK.nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı düşünülmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-5237 sayılı TCK.nın 50. maddesi kendi içinde bir sistem ve tutarlılık içerdiği tedbirleri (para cezasına çevrilme dahil) kısa süreli hapis cezası yerine kaim olmak üzere verilen ve suçluya bir şans daha tanımayı amaçlayan fırsatlar olup, seçenek yaptırımlardan birine hükmedilen kişinin bu yaptırımın gereğine uygun hareket etmesi durumunda bu ceza infaz edilmeyecek ve kişi açısından bu cezaya mahkumiyete bağlı sonuçları doğurmayacaktır. Hakim seçenek yaptırımlardan birine çevirirken suçlunun kişiliği, suçun işlenmesindeki özelliklere göre cezayı para cezası, aynen iade veya tazmin, bir meslek ve sanat kurumuna devam etme gibi kanunda öngörülen tedbirlere çevirebilir; somut olayın özelliklerine ve maddenin düzenleme amacına uygun yorum yapılarak yaptırım belirleme zorunluluğunun bulunduğu, bunun da öncelikle suçluyu ya da toplumu, kimi zaman her ikisini de korumaya yönelik bir güvenlik tedbiri niteliğini taşıması gerektiği, Olayda sanığın işlediği suçun özelliği, suçlunun kişiliğine göre zanlının suç işlemeye iten faktörlerden uzaklaştırıp topluma kazandırılmasında anılan tedbirin ne türlü bir katkısı oluşacağı karar yerinde gösterilip, tartışılmadan “mahkum olunan cezanın yarısı kadar süre ile alkollü içki kullanmamak şeklinde yasaklanma tedbirine çevrilmesine” denilmesi suretiyle infazda duraksamalara neden olacak şekilde karar verilmesi, 3-Sanığın Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/27 esas, 2000/946 karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.