Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2009/15088 E. 2013/355 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/15088
- Karar No
- 2013/355
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Kısmen Beraat, Kısmen Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelenmesinde: Sanığın eyleminin haksız şekilde elde bulundurulan anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesiyle hüküm kurulması gerekirken, aynı Yasanın 142/2-b maddesiyle uygulama yapılması, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde: Sanığın beyanında, eşyanın diğer sanık ...’e ait olduğunu düşünürek dükkandan birlikte yükleyerek kendisine ait depoya bıraktıklarını söylemesi, tanık ...’ın beyanında, yakınana ait dükkandan eşya taşındığını görmesi üzerine dükkana girip sanıklara yakınanın nerede olduğunu sorduğunda, sanığın “bu dükkanın o şahısla bir ilgisi yok, burada bulunan her şey bizimdir, sıkıyorsa hangi güçleri var ise alsınlar” diyerek beyanda bulunduğunu ifade etmesi, çalıntı eşyanın sanığa ait depoda ele geçirilmesi ve dosya kapsamındaki diğer bilgi, belge ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın diğer sanık ... ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek hırsızlık suçuna katıldığının anlaşılması karşısında; eylemi sübut bulan sanık ... hakkında yüklenen suçtan mahkumiyeti yerine, yazılı gerekçe ile beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 15/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.