Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/914 E. 2010/5303 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/914
- Karar No
- 2010/5303
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih,2006/5-182/182 sayılı kararları ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre: sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. İnceleme konusu karara gelince; 1- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya nitelikli hallerinin değiştirilmesi, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının saptanması, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın bireyselleştirilmesini gerektiren durumlarda duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2- Hükümlünün eylemine 765 sayılı TCK’nın 491/3,522/1 (pek hafif),55/3,647 sayılı Yasanın 4/2 ve 6.maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 31/3, 50/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından,anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, 765 sayılı Yasa hükümlerinin hükümlü yararına olduğunun kabulünde zorunluluk bulunması, 3- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş,hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.