Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/6878 E. 2010/9371 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/6878
- Karar No
- 2010/9371
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Önceki hükmün aynen infazına Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5252 sayılı Yasanın 9.maddesinin 1. fıkrasına göre, ister duruşmalı yargılamada, isterse de evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe Yasa nedeniyle yapılan uyarlama ile ilgili verilen ek kararlara karşı temyiz yasa yoluna başvurulabileceği, 5271 sayılı CMK’nun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuru olması koşuluyla Yasa yolunun veya merciin belirlenmesindeki yanılma başvuranın haklarını ortadan kaldıramayacağından, hükümlü ...’nın 15.12.2005 tarihli dilekçesinin temyiz istemi niteliğinde ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 232/6 ve 291. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak temyiz yasa yoluna başvuru hakkı, yöntemi ile süresinin hükümde gösterilmemesi nedeniyle de temyizin süresinde olduğu kabul edilerek; hükümlünün önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların uygulanmasını ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. İnceleme konusu karara gelince; 1-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemi nedeniyle verilecek ... cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması, 2-) Yakınanın cüzdanının olduğu dolabın kilidi tornavida ile zorlanıp açılarak hırsızlık yapıldığının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun anahtarla ya da diğer bir aleti anahtar gibi kullanarak kilit açmak suretiyle gerçekleştirildiğine ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesi yerine, aynı Yasanın 142/2-d maddesinin değerlendirmeye alınması, 3-) 5237 sayılı TCY’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının 765 sayılı Yasanın 522/1. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve hükümlünün özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacı dışında yorumlar getirilerek lehe olan yasanın belirlenmesi amacıyla yapılan karşılaştırma sırasında indirim uygulanması, 4-) Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 522, 81/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın aynı suça uyan 142/1-b. maddesinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; lehe olan yasanın uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 15.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.