Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/6784 E. 2010/195 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/6784
- Karar No
- 2010/195
- Karar Tarihi
Yankesicilik suretiyle hırsızlık suçundan sanık ...’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/7-son, 522. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, MANİSA 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/06/2007 tarihli ve 2002/121 esas, 2007/323 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 19/02/2008 gün ve 2008/10860 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 13/03/2008 gün ve KYB.2008048031 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27/03/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Kayden 27/10/1984 doğumlu olup, suçun işlendiği 23/05/2001 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 55/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Sanık hakkında Mahkemece verilen 06.06.2007 günlü hüküm sanık ...’in bildirdiği “... mah. ... sokak n:..., k:..., d:... ... İstanbul” adresi yerine, “... mah. ... sok. n:... ... – İstanbul” adresine tebliğe çıkartıldığı ve tebliğ memuru tarafından sanığın adresinde tanınmadığı gerekçesiyle iade edilmesi üzerine bu kez, doğru adrese 7201 sayılı Yasanın 35. maddesi uyarınca tebliğ işlemi yapılmış ise de; anılan madde uyarınca tebliğ yapılabilmesinin ön koşulu öncelikle bildirilen adrese normal yolla tebliğin çıkartılması ve tebliğ memurunun muhatabın yeni adresini belirleyememesi olup, bu koşul sağlanmadan yapılan tebliğ geçersiz olduğu gibi; ilkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği; anılan kararda kanun yolu için ne biçimde başvurulacağının gösterilmediği; sanığa yapılan tebligatta da bu açıklamaların yer almadığı, bu nedenle yapılan tebliğin kendisine bağlanan sonucu doğurmayacağı ve kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; Kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1-)Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2007 tarih ve 2002/121 – 2007/323 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE; 2-)Sanık ...’e anılan kararın, yasa yolunun ne olduğunu, başvuru süresini, sürenin ne zaman başlayacağını, merciini, nereye ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE; 20.01.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.