Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/6780 E. 2010/1376 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/6780
Karar No
2010/1376
Karar Tarihi

Tebliğname :Kanun Yararına Bozma/2008042556 Hırsızlık suçundan sanık ...’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın mükerrir olması sebebiyle cezasının anılan Kanun’un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına dair, BÜYÜKÇEKMECE 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/07/2007 tarihli ve 2002/183 esas, 2007/731 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 13/02/2008 gün ve 2008/9333 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/03/2008 gün ve KYB/2008042556 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27/03/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan yazıda; (Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fikrasında “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” 3.fıkrasında “Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanık hakkında Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 1995/271 esas, 1996/1433 sayılı mahkumiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Sanık ... hakkındaki 17.7.2007 tarihli hükmün, adı geçen sanığa, 5.9.2007, savunmanına ise 3.9.2007 tarihinde tebliğ olunmasına karşın, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı; ilkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında da açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Tebliğname :Kanun Yararına Bozma/2008042556 Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; Mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği, Mahkemenin 17.7.2007 tarihli kararında ise kanun yoluna başvuru yeri, yöntemi ve süresinin gösterilmediği, bu nedenle yapılan tebliğlerin kendisine bağlanan sonucu doğurmayacağı, buna göre kararın da kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; Kanun yararına bozmanın Hâkim ve Mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1-Küçükçekmece 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 17.7.2007 tarih ve 2002/183-2007/731 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2-Sanık ve savunmanına, anılan karara karşı başvurulabilecek, yasa yolunu, başvuru süresi ile sürenin başlama zamanını, başvuru yeri ve yöntemini açıklayan belge yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ile sunarlarsa temyiz dilekçesi de eklendikten bu durumda esas hakkında görüş bildiren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 17.2.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/6780, K. 2010/1376, T. 17.02.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-6780-e-2010-1376-k-a26bcac8a4c1