Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/6777 E. 2010/368 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/6777
- Karar No
- 2010/368
- Karar Tarihi
Kişiyi cebir, tehdit ve hile kullanmak suretiyle birden fazla kişi tarafından hürriyetinden yoksun kılma, mağdurun bir senedi vermeye tehdit ile mecbur olması suretiyle birden fazla kişi tarafından yağma suçlarından şüpheliler ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20/09/2007 tarihli ve 2007/7280 soruşturma, 2007/2059 esas, 2007/100 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair, Kütahya Ağır Ceza Mahkemesinin 04/10/2007 tarihli ve 2007/100 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, TAVŞANLI Ağır Ceza Mahkemesinin 30/10/2007 tarihli ve 2007/427 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 12/02/2008 gün ve 8823 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 14/03/2008 gün ve 42512 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27/03/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Dosya kapsamına göre, Kütahya Ağır Ceza Mahkemesince, yağma suçunun konusunun, değeri para ile ölçülebilecek mal varlığı olduğu, iddianamede yağma suçundan bahsedildiği hâlde, yağmalanan mal varlığı değerinin ne olduğunun delillerle irtibatlandırılarak belirtilmediği, şikâyetten vazgeçme dilekçesinin sonuç doğuracak bir belge olmadığı, zira Çalışma Müdürlüğünün bu dilekçeye rağmen sigortasız işçi çalıştırmaktan dolayı işlem yapmak durumunda olduğundan bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 174/2. maddesi uyarınca, suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceği, bu nedenle iadenin, suçun öğelerinin tek tek irdelenerek oluşup oluşmadığının tartışılıp değerlendirilmediği gerekçesine dayandırılamayacağı, kural olarak mahkemenin, iddianamede gösterilen eylemi hukukî açıdan nitelendirirken iddia ve savunmayla bağlı olmadığı, suçun öğelerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini de araştıracağı cihetle, yazılı şekilde verilen karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; 5271 sayılı CMK’nın 170/3 ve 174/1. maddelerinde iddianamede nelerin gösterileceği ve hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Yasanın 170/2. maddesinde, soruşturma evresi sonucunda toplanan kanıtlar, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet Savcısının bir iddianame düzenleyeceğinin hükme bağlandığı, elde edilen kanıtları yorumlayarak faili ve suç niteliğini takdir ve belirlemenin Mahkemenin görevine gireceği, somut dosyada kamu davasının açılmasını gerektirir yeterlilikte kanıtlar olduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 174/2. maddesinde düzenlenen ‘Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez’ hükmü de gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığından, Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 30.10.2007 gün ve 2007/427 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.