Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/6754 E. 2012/2759 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/6754
- Karar No
- 2012/2759
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ :Hırsızlık HÜKÜM :Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın, dosyası birleştirilen ... ve açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen diğer suç arkadaşıyla birlikte el ve işbirliği içerisinde yakınanın otomobilinin kilidini kırmak suretiyle hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında; 5237.sayılı Yasa uyarınca uygulama yapılırken hırsızlık suçunun yanısıra ayrıca anılan Yasa'nın 151/1.maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunun da oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından; Kilitlenmek suretiyle koruma altına alınarak sokak üzerinde park halinde bırakılan aracın, “adet veya tahsis ya da kullanımı gereği açıkta bırakılan eşya” niteliği bulunmadığından, 5237 sayılı TCK’nn 142/1-b bendi yerine 142-1-e bendinden uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve 2008/1-157 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK.nun lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, 2- Sanık hakkında TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 3-5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların yargılama giderlerinden sebebiyet verdikleri oranda ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak; hüküm fıkrasından cezanın 5237 sayılı Yasanın 58/6.maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin bölüm ile anılan Yasa'nın 58/7 maddesi gereğince cezanın infazından sonra ceza müddeti kadar iki'şer yıl denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin bölümün karardan çıkartılması suretiyle, 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile yargılama giderlerine ilişkin ''sanıklardan tahsiline'' sözcüğü çıkarılarak TCK'nın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm yerine “Sanıkların, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesinin;'sanıklardan tahsiline'' sözcüğünün yerine ise “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderleri oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.