Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/5786 E. 2012/5667 K. – Hırsızlık, Mala

Konu: Hırsızlık, Mala Zarar Vermek

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/5786
Karar No
2012/5667
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, Mala Zarar Vermek

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar vermek HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 1- Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.02.1938 günlü 1937/23–1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.05.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1-son, 55/3, 102/3 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b, 143, 151/1, 31/3, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; zamanaşımı hükümleri yönünden 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesinde, anılan Yasanın 142/1-b, 151/1. maddelerine uyan hırsızlık, ve mala zarar verme suçlarının gerektirdiği cezalar için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 15-18 yaş grubunda bulunan sanıklar için bu sürenin üçte ikisinin geçmesiyle kamu davasının düşeceğinin öngörülmesi ve 67/4. maddesi de gözetildiğinde 7 yıl 12 aylık sürenin suç tarihi olan 10.10.2000 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğunun gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 2- Hükümlüler ..., ... ve ... hakkındaki hükümlerin temyiz incelemesine gelince; Denizli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2003 günlü, 2000/631-2003/494 sayılı hükümlülük kararının, sanık ... savunmanı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 22.11.2005 günlü ilamında “01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi uyarınca lehe olan Yasanın belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına ve “bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanıklar ..., ... ve ...’ın da yararlanmasına” karar verilmesinden sonra, Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, 16.10.2007 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve uygulama olanağının bulunmadığı; sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen 18.07.2003 günlü, 2000/631-2003/494 sayılı hükümlülük kararının anılan sanık yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlüler ..., ... ve ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ..., ...,... savunmanının temyiz itirazı ve bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/5786, K. 2012/5667, T. 26.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-5786-e-2012-5667-k-e52ab1d0bdde