Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/3230 E. 2010/9863 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/3230
Karar No
2010/9863
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5252 sayılı Yasanın 9.maddesinin 1. fıkrasına göre, ister duruşmalı yargılamada, isterse de evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe Yasa nedeniyle yapılan uyarlama ile ilgili, verilen ek kararlara karşı temyiz yasa yoluna başvurulabileceği, 5271 sayılı CMK.nun 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuru olması koşuluyla Yasa yolunun veya merciin belirlenmesindeki yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldıramayacağından, Cumhuriyet Savcısının 31.3.2006 tarihli dilekçesinin temyiz istemi niteliğinde olduğu ve Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.03.2006 tarih ve 2006/159 değişik iş sayılı karar yok hükmünde kabul edilerek , 31.3.2006 tarihli ek karara yönelik yapılan incelemede: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ve 101/1. maddeleriyle 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddeleri uyarınca kural; lehe olan yasanın belirlenmesi ve uyarlanmasına ilişkin kararların dosya üzerinden verilebilmesidir. Ancak; a)-Önceki yasaya göre, sonraki yasa suçun ögelerinde, değişiklik yapmışsa, b)-Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa, c)-Önceki yasaya göre ... ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uyarlanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş, artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa, duruşma açılmak suretiyle, tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir. İnceleme konusu karara gelince: Hükümlünün yakınana ait aracın benzin kapağını söküp benzin kapağıyla anahtarcıya gidip otoya yedek anahtar yaptırdığı ertesi gün geceleyin saat 01.00'de yakınana ait aracın kapısını anahtarla açarak çaldığı, aracı çaldıktan sonra iki adet hoparlörü sökerken kırdığı sabit görülerek, Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.1996 gün ve 1996/416-875 sayılı kararıyla;765 sayılı TCY’nın 493/2, 522/1.maddeleri gereğince 4 yıl 6 ay hapis cezasıyla hükümlendirildiği,bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın uyarlanması istendiğinde; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda cezasını infaz ettiği ve uyarlama yapılmasında hukuki yararı bulunmadığından uyarlama talebinin reddine karar verilmişse de; 1-5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/2. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlığın yanı sıra yakınana yönelik 5237 sayılı Yasanın 151/1.maddesine uyan mala zarar verme suçunu da oluşturduğu halde bu suçla ilgili bir uygulama yapılmaması 2-5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek,5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle ... cezanın ne şekilde saptanacağı ile mala zarar verme suçuyla ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi ve 765 sayılı Yasada bu tür eylemlerde ağırlaştırıcı neden olmayan “gece” kavramının 5237 sayılı Yasanın 143.maddesine göre cezayı artırıcı neden olmasının ve artırım oranının saptanması amacıyla bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi, 3-Hükümlü hakkında uygulanan 765 sayılı TCY.nın 493/2, 522/1. maddeleriyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/2-d, 143/1, 53, 151/1, 53.maddelerinin ,ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, mala zarar verme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 253-254.maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümleri de gözetilerek, uygulamaya göre Mahkemece hükümlü yararına Yasa hükümlerinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş,Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 17.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/3230, K. 2010/9863, T. 17.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-3230-e-2010-9863-k-042b712eaa9f