Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/27120 E. 2010/10551 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/27120
Karar No
2010/10551
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanık ...'nın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 55/3, 59, 81/2-3. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, KARŞIYAKA 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/1994 tarihli ve 1994/699-1109 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, önceki ilâmın iptaline, sanığın anılan Kanun'un 142/1-b, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair aynı Mahkemenin 21/08/2006 tarihli ve 1994/699-1109 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 24.11.2008 gün ve 2008/13689/58683 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.12.2008 gün ve KYB/2008/256297 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 29.12.2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükümlü hakkında yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmün sonuna “tefhim veya tebliğden başlayarak 7 günlük süre içerisinde dilekçe ile başvurularak veya sözlü başvurunun tutanağa geçirilmesi yolu ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere karar verildi” dendiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK’nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak Karşıyaka 2. Asliye Mahkemesinin 21.08.2006 tarih ve 1994/699-1109 esas ve karar sayılı kararında, tefhim veya tebliğ denilmek suretiyle hükümlünün iradesinin yanıltıldığı, başvuru yönteminin usulüne uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı, ayrıca gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde tebliğ edilmediği, kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği, yukarıdaki açıklamalar ışığında hükmün henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; 1-) Karşıyaka 2. Asliye Mahkemesinin 21.08.2006 tarih ve 1994/699-1109 esas ve karar sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2-) Karşıyaka 2. Asliye Mahkemesinin 21.08.2006 tarih ve 1994/699-1109 esas ve karar sayılı, Yasa yollarına başvuru süresini, yöntemi ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak hükümlü ...’na tebliğ edilip, buna ilişkin belge ile sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE, 22.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/27120, K. 2010/10551, T. 22.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-27120-e-2010-10551-k-4e7fb9164688