Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/25324 E. 2010/8176 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/25324
Karar No
2010/8176
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/1, 55/3, 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hırsızlık suçundan mükerrir olduğundan hakkında aynı Kanun'un 522. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair, SARAYKÖY Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2007 tarihli ve 2006/196 esas, 2007/51 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 27/10/2008 gün ve 2008/12157/51187 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 19/11/2008 gün ve KYB.2008/230641 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 01/12/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, sanığın sabıka kaydında bulunan hırsızlık suçunu işlediği tarih itibarıyla 18 yaşından küçük olması sebebiyle bu suçtan verilen cezasının tekerrüre esas alınamayacağı ve dolayısıyla mükerrir sayılamayacağı cihetle, sanık hakkında 765 sayılı Kanun'un 522. maddesinin lehe hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Sanık ... hakkında Mahkemesince verilen 27.02.2007 günlü hüküm, sanık savunmanı Av. ... ...e 18.5.2007 günü tebliğ edilmesine karşın temyiz yasa yoluna başvurulmadığı; ilkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği halde, anılan kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “ ... tefhim- tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi uyarınca CMUK 305 ve 326 madde aralığında belirtilen yasa yolu açık olmak üzere...” biçiminde belirtilmek suretiyle hükme karşı başvurulacak yasa yolunun temyiz yasa yolu olduğu açıkça belirtilmediği gibi, temyiz süresinin tefhimden mi yoksa tebliğ tarihinden itibaren mi başlayacağı hususunda duraksama ve kuşku yaratıldığı, gerekçeli kararın tebliğinde de bu açıklamaları içerir biçimde tebligat yapılmadığından sanık savunmanının iradesinin yanıltıldığı, bu nedenlerle kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; Kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1- Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2007 tarih ve 2006/196 –2007/51 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2- Sanık ... savunmanın Av. ... ...e anılan karara karşı temyiz yasa yolunun açık olduğu, incelemenin Yargıtay'ın ilgili Ceza Dairesince yapılacağı, başvuru süresinin tebliğden itibaren başlayacağı, başvuru merciini ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten, hükmün temyizi halinde anılan kararın esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 02/06/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/25324, K. 2010/8176, T. 02.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-25324-e-2010-8176-k-a50e228cf779