Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/22038 E. 2012/15267 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/22038
Karar No
2012/15267
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın yaşı büyük olması sebebi ile soruşturması ayrı yürütülen suç arkadaşı ile beraber yakınana ait Turfanda sokakta bulunan inşaat alanından bir adet kapıyı aldıkları, daha sonra beraber taşımaya başladıkları, şüpheli şahısların bir demir kapıyı sırtlarında taşıdıklarını ihbarı üzerine çevrede araştırma yapan polisin Barbaros sokak üzerinde bulunan bir parkta sanığı ve suç arkadaşını kapı ile gördüğü ve kapıyı nereden bulduklarını sorduğunda sanıkların yakınana ait inşaatı tarif ettikleri ve kapının yakınana ait olduğunun bu şekilde tespit edilerek iade edildiği olayda; 1- Sanığın ihbar üzerine olay yerine gelen polisler tarafından kesintisiz takip olmadan yakalandığının anlaşılması karşısında eylemin tamamlandığı düşünülmeden kalkışma aşamasında kaldığının kabulü, 2-Yakınanın müracaatından önce etkin pişmanlık göstererek kapıyı aldıkları yeri söylemelerine karşın sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 168. maddesiyle uygulama yapılıp yapılmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, 3-Yasa koyucu, suç işlememiş olmasına karşın hakkında çeşitli nedenlerle ceza soruşturması yapılan ve bu süreçte kendisini yeterince savunamayacağı varsayılan bazı kişilerin yargılanmalarının adil yapılabilmesinin sağlanması ve bu durumda olan kişilerin ceza almamalarındaki toplumsal yararı gözeterek, istemleri olmasa dahi zorunlu olarak müdafii atanmasını düzenlemiştir. Bu duruma, 5271 sayılı Yasanın 74/2 ve 150. maddeleri örnek olarak gösterilebilir. 5320 sayılı Yasanın 13/1.maddesinde, Ceza Muhakemeleri Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile ücret ödeneceği, bu ücretin yargılama giderlerinden sayılacağı, 5271 sayılı CMK.nun 324. maddesinde yargılama giderlerinin neleri kapsayacağı ve aynı Yasanın 325 maddesinde de bütün yargılama giderlerinin cezaya ya da güvenlik tedbirine mahkum edilen sanığa yükleneceğinin düzenlenmiş olmasına karşın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesinde, her sanığın kendi kendini savunmaktan başka, kendisinin seçeceği ya da mali olanaklardan yoksun bulunuyor ve adaletin selameti gerektiriyorsa, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın para ödemeksizin yardımından yararlanma hakkına da sahip olduğu belirtilmiş ve TC. Anayasası'nın 90. Maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş uluslararası sözleşmelerin yasa gücünde olduğu, anayasaya aykırılıklarının ileri sürülemeyeceği ve ... hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası sözleşmelerle yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda uluslararası sözleşme hükümlerinin esas alınacağı belirtilmiştir. Anılan maddeye göre hakim, uyuşmazlıklarda, temci hak ve özgürlükleri düzenleyen ulusal yasalarla, uluslar arası sözleşmelerin çelişmesi durumunda şüphesiz ki uluslararası sözleşme hükümlerine göre hareket etme durumundadır. Bu açıklamalar ışığında; Mahkemece 5271 sayılı Yasa'nın 150/3. maddesi uyarınca, baroya yazı yazılması üzerine 15-18 yaş grubunda bulunan sanığın savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen müdafilik ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığı anlaşılan sanığa yükletilmesine karar verilmesi. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olduğundan, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/22038, K. 2012/15267, T. 17.09.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-22038-e-2012-15267-k-35153a032b4e