Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/21192 E. 2010/5195 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/21192
Karar No
2010/5195
Karar Tarihi

Hükümlü ... hakkındaki Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/09/2005 tarihli ve 2005/114-299 sayılı ilamına konu 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2007 tarihli ve 2007/148-802 sayılı ilamına konu 11 ay 20 gün hapis, 5 ay hapis cezalarının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 99, 101/2. maddeleri gereğince toplanması talebinin, her iki suçun tarihleri itibarıyla farklı infaz rejimine tabi olmaları sebebiyle ayrı ayrı infaz edilmeleri gerektiğinden bahisle reddine dair, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2008 tarihli ve 2008/298 müteferrik sayılı kararına karşı Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafindan yapılan itirazın reddine ilişkin, KARŞIYAKA 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/03/2008 tarihli ve 2008/392 müteferrik sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 24/07/2008 gün ve 2008/10224/41572 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 14/08/2008 gün ve KYB.2008164932 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 04/11/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 17/09/2007 tarihli ve 2007/6858-6483 sayılı ilamında belirtildiği üzere; 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 68-77. maddelerinde cezaların içtiması kurumu düzenlenmiş olup, temel ilke olarak toplama sistemini benimsemekle birlikte cezaların toplanmasında 77. maddeyle üst sınır koyduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda bir kimsenin işlediği birden fazla suçtan dolayı mahkum olduğu cezaların ne şekilde toplanacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 99. maddesinde ise “Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır. Varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107.nci maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir” hükmüne yer verildiği, bu düzenleme karşısında sanığın işlediği birden fazla suçtan dolayı verilen cezaların bir üst sınır olmaksızın hepsini çekmesi gerektiği, böylece hürriyeti bağlayıcı cezaların belirli bir üst sınır olmaksızın koşullu salıverilmenin uygulanmasında esas alınacak süreleri belirlediği ancak koşullu salıverilme aşamasında üst sınırlar saptadığı, cezaların toplanmasının (içtiması) koşullu salıverilme hükümleriyle yakından ilişkili olup uygulanmasında zorunluluk bulunduğu, 5237 sayılı Kanun’un 7/3. maddesinin hükmü karşısında, suç tarihi gözönünde bulundurularak koşullu salıverilmeye ilişkin uygulanacak yasanın, hükümlünün özgürlüğünü en az kısıtlayacak şekilde belirlenmesi, buna göre de cezaların ne şekilde toplanacağının saptanması gerektiği, bu bağlamda somut olay değerlendirildiğinde, cezaların kararda belirtildiği gibi farklı infaz rejimine tabi olmadıkları bir yana, toplanmalarına engel bir durum bulunmadığı dikkate alınarak koşullu salıverilmeye esas olmak üzere 5275 sayılı Kanun'un 99.maddesi uyarınca toplanması istemini kabul etmeyen karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay C.Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile hükümlü ... hakkındaki Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 27.3.2008 tarih ve 2008/392 sayılı kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma doğrultusunda karar verilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/21192, K. 2010/5195, T. 29.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-21192-e-2010-5195-k-9578ebbac181