Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/2010 E. 2010/13050 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/2010
- Karar No
- 2010/13050
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: A- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3.maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.2.1938 günlü 1937/23 – 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 491/ilk, 102/4 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 141/1, 66/1-e ,66/2-4, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e. maddesinde, sanığın eylemine uyan ve anılan Yasanın 141/1. maddesine uyan hırsızlık suçunun gerektirdiği ceza için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 12-15 yaş grubunda bulunan sanıklar için bu sürenin yarısının geçmesiyle kamu davasının düşeceğinin öngörülmesi ve 67/4. maddesi de gözetildiğinde 6 yıllık sürenin suç tarihi olan 18.01.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğunun gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, B- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince; Sanıkların 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun yürürlüğe girdiği 15.07.2005 tarihinde 18 yaşını doldurmadıkları gözetilmeden, anılan Yasanın 25/1 ve geçici 1/3. maddelerine aykırı olarak duruşmalarda C.Savcısının bulunması, ve bazı oturumların gizli yerine açık yapılması giderilme olanağı bulunmadığından; bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Suç tarihinde 15-18 yaş gurubu içerisinde olan sanığın yaşı nedeniyle yapılan indirim sırasında, uygulama maddesinin 765 sayılı TCY’nın 55/3. maddesi yerine 2253 sayılı Yasanın 12/2. maddesi olarak yanlış gösterilmesi ve takdiri indirim nedeniyle 765 sayılı TCY’nın 59. maddesi uyarınca yapılan uygulamada, hesap hatası yapılarak hapis cezasının 10 gün yerine yazılı şekilde belirlenmesi ve sonuçta da fazla adli para cezasına hükmolunması, 2- 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı, ayrı, ortak yargılama giderlerinden de paylarına düşen miktarda eşit olarak sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, öncelikle yaş nedeniyle yapılan indirim sırasındaki uygulamada, “2253 sayılı Yasanın 12/2” kelimeleri çıkartılıp yerine “765 sayılı TCY’nın 55/3” kelimelerinin yazılması, 765 sayılı TCY’nın 491/ilk, 61, 522, 55/3, 59/2. maddeleri uyarınca belirlenecek 10 gün hapis cezasının 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca günlüğü 11 TL’den paraya çevrilerek sonuç adli para cezasının 110 Türk Lirası olarak belirlenmesi ve hüküm fıkrasından ‘‘yargılama giderlerine” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı, ayrı; ortak yargılama giderlerinden de eşit olarak sorumlu tutulmalarına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/07/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.