Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/18912 E. 2012/13249 K.
Konu: Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/18912
- Karar No
- 2012/13249
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Sanık hakkında, 5237 sayılı TCY’nın 58/7.maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın yerine getirilmesinden sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına esas alınan ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108/2. Maddesinin uygulanmasına dayanak oluşturacak hükümlülüğün gösterilmemesi, 2-Sanığa yüklenen 5237 sayılı Yasanın 116/1-4. maddesindeki konut dokunulmazlığını bozma suçunun, 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kapsamında kaldığı,mahkemece sanığın uzlaşma hususundaki beyanının tespiti amacıyla “Tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içerisinde mahkemeye başvurmadığı takdirde uzlaşma teklifinde bulunmayı reddetmiş sayılacağı” ihtaratını içeren meşruhatlı davetiyenin sanığın bilinen son adresinde Tebligat Kanunun'un 21. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, tebliğe rağmen sanığın uzlaşmayla ilgili başvuruda bulunmamış olması nedeniyle mahkemece uzlaşmanın gerçekleşmediğinin kabul edildiği, ancak uzlaşma davetiyesinin tebliğ edildiği tarihte sanığın cezaevinde bulunduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılmış olması karşısında, tebligatın geçersiz olduğu gözetilerek, konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden sanığa usulünce uzlaşma önerisinde bulunularak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 2.7.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.