Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/18489 E. 2012/22377 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/18489
Karar No
2012/22377
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, yaralama, tehdit, mala zarar verme. HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-18.8.2005 günü sanık ...’ün yakınanlara karşı yağma; sanık ...’ün yakınanlara karşı tehdit suçlarından; 20.8.2005 günü sanık ...’ün, işyerinde yakınan ...’ın parmak kemiğini kıracak biçimde yaralaması; işyeri camını kırarak mala zarar vermesi ve sanıklar ..., ... ile ...’ün yakınan ...’ı devlet hastanesi içinde yaralamaları eylemlerinden kurulan hükümlerin incelenmesinde; Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamaya- cağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Sanık ...’ün 18.8.2005 günü saat 23.00 sıralarında yakınanların işlettikleri fırına gidip “ekmek verin lan” dediği ve bir ekmek uzatılması üzerine on ekmek isteyip alması ve kendisinden bedeli talep edildiğinde “ne parası lan, siz bana para vereceksiniz” dediği olayda TCY.nın 150/2.maddesinin uygulanması koşullarının oluşmadığı gözetilmeden anılan madde ile cezadan indirim yapılması ve yaralama suçundan kurulan hükümde anılan Yasanın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 2-5275 sayılı Yasanın 108.maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden sanıklar ... ile ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7.maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler ile 108/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin cümlelerin içinden “takdiren 2 yıl süre ile” kelimeleri çıkarılarak 53. maddenin yerine, “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; II-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 gün ve 2008/250 - 2009/13 sayılı kararında belirtilen ilkeler ışığında, hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/18489, K. 2012/22377, T. 28.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-18489-e-2012-22377-k-167b54e4cbe3