Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/17822 E. 2012/8208 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/17822
- Karar No
- 2012/8208
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Oluş ve dosya kapsamına göre; Sanıkların yakınana ait otomobilin kapı kilidini zorlayarak açıp, oto teybini söktükleri sırada kolluk görevlileri tarafından yakalandıklarının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b maddesi yerine, haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle işlenen hırsızlık suçlarında uygulama olanağı bulunan aynı Yasanın 142/2-d maddesiyle uygulama yapılması, 2-Atılı suçun uzlaşmaya tabi olduğu, yakınana uzlaşma teklifinde bulunulmadığı, sanıklara uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihte ise 18 yaşından küçük olduklarının anlaşılması karşısında; hüküm tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Yasa ile değişik 5395 sayılı ÇKK’nun 24 ve 5271 sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca sanığın kanuni temsilcisine uzlaşma teklifinde bulunulmasında zorunluluk bulunduğu, ancak inceleme tarihinde sanıkların 18 yaşını tamamladığı anlaşıldığından, taraflara usulüne uygun olarak yeniden uzlaşma teklifinde bulunulması zorunluluğu, 3-Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan sanıklar hakkında 5560 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu 23. maddesi uyarınca değerlendirme yapılmadan yazılı biçimde hüküm kurulması, Kabule göre de; 4-İddianamede 5237 sayılı TCK’nun 142-1-e maddesinin uygulanmasının istenmesine karşın, sanıklara CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş sanık ... savunmanı ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.