Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/17640 E. 2010/5413 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/17640
Karar No
2010/5413
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/1-son, 80, 522, 55/3, 59/2. maddeleri gereğince 3 yıl 6 ay 23 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı suçtan diğer sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/1-son, 80, 522, 59/2. maddeleri gereğince 5 yıl 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, İSLAHİYE Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2002 tarihli ve 2001/224 esas, 2002/60 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanıklar ..., ... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1, 143, 43, 31/3, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı suçtan diğer sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1, 143, 43, 62. maddeleri gereğince 2 yıl 5 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, aynı Mahkemenin 01/06/2005 tarihli ve 2001/224 esas, 2002/60 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 30/06/2008 gün ve 37389 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 23/07/2008 gün ve KYB.2008/148319 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 25/09/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Tüm sanıklar hakkında İslahiye Asliye Ceza Mahkemesince 01/06/2005 tarihli ve 2001/224 esas, 2002/60 sayılı iki adet ek karar verildiği, ancak sanıklar ..., ... ve ... haklarında yaş küçüklüğü sebebiyle yapılan indirim oranının 1/3 olması sebebiyle aleyhe olarak verilen 1 yıl 7 ay 13 gün hapis cezasını içeren 2. ek kararın, aleyhe olmasından dolayı yok hükmünde bulunduğu düşünülerek yapılan incelemede, 1- 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." seklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararma nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden dosya üzerinden karar verilmesinde, 2- Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/01/2006 tarihli ve 2005/16216 esas, 2006/124 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlık fiili yanında 5237 sayılı Kanun'un 116. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve aynı Kanun'un 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, bu haliyle de 765 sayılı Türk Ceza Kanununun sanıkların lehine bulunduğu gözetilmeden, 5237 sayılı Kanunun lehe olduğundan bahisle uygulama yapılmasında, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; İslahiye Asliye Ceza Mahkemesinin 1.6.2005 gün ve 224-60 sayılı ek kararı ile ‘hükümlülerin yokluğunda, yasa yolu açık olmak üzere verilen karar’ şeklinde yazılması suretiyle yasa yoluna başvuru şekli, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı ve başvurulacak merciinin usulüne uygun olarak gösterilmediği, yapılan tebligatlarda da bu hususların bulunmadığının anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca hükmün kesinleşmediği ve kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1- İslahiye Asliye Ceza Mahkemesinin 1.6.2005 gün ve 224-60 sayılı ek kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2- Hükümlüler ..., ..., ... ve ...’e, anılan karara karşı; başvurabileceği yasa yolu, süresi ve sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağı, incelemeyi yapacak merci, başvurunun hangi makamlara ve ne şekilde yapılacağı hususlarını gösterir biçimde açıklamalı olarak yeniden yöntemine göre tebligat yapılıp, buna ilişkin belge ve sunarlarsa temyiz dilekçeleri de eklendikten ve hükmün temyizi halinde, esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 04.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/17640, K. 2010/5413, T. 04.05.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-17640-e-2010-5413-k-293e343ae401