Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/17326 E. 2010/4412 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/17326
- Karar No
- 2010/4412
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıkların yakınanlar ... ve ...’a yönelik yağma suçlarının birden fazla kişi tarafından, geceden sayılan zaman diliminde ve silahla işlendiğinin dosya içersinden anlaşılıp kabul edilmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 149/1. maddesinin (a) ve (c) bentlerinin yanı sıra ayrıca (h) bendine de aykırı biçimde işlendiğinin kabulü ile 149/1-(a), (c) ve (h) bentleri ile uygulama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi ve sanıkların yakınanlara yönelik yağma eylemleri nedeniyle temel ceza belirlenirken aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapılmaması ve ayrıca tüm dosya kapsamına ve oluşa uygun kabule göre sanık ...’ın adı geçen yakınanlara yönelik yağma suçlarına doğrudan katıldığı gözetilmeden hakkında 5237 sayılı TCK.nun 37/1. maddesi yerine 39/1. maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan Yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/04/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.