Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/15789 E. 2010/1647 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/15789
- Karar No
- 2010/1647
- Karar Tarihi
Hırsızlık suçundan sanık Alparslan Atasu'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/4, 522/son, 81/2-3. maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/05/2002 tarihli ve 2000/532 esas, 2002/645 sayılı kararının infazı sırasında 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4, 104/2. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ilişkin, ŞİŞLİ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/07/2007 tarihli ve 2006/805 esas, 2007/806 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 03/06/2008 gün ve 31017 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 20/06/2008 gün ve 2008/126726 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 23/09/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Gıyapta verilen ve Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre kesinleştirilen Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/05/2002 tarihli ve 2000/532 esas, 2002/645 sayılı kararı sanık tarafından mahkemeye hitaben verilen 17/02/2003 tarihli dilekçesinden öğrenildiği ve kararın kesinleştiği düşünülerek yapılan incelemede; 5349 sayılı Kanun'la değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/4. maddesinde yer alan "Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz" hükmüne aykırı olarak, mahkemece lehe kanun hükümlerinin değerlendirilmesi sırasında dava zamanaşımı sebebiyle, kesinleşmiş mahkûmiyet kararına ilişkin davanın düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay C.Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre: Yokluğunda verilen Şişli 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2007 tarih ve 2006/805-2007/806 sayılı kararın sanığa tebliğ edilmediği ve bu nedenle kesinleşmediği anlaşılmıştır. Kararın, temyiz hak ve yetkisi bulunanlara, başvurulacak yasa yolu ( temyiz ), süresi, yöntemi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile tebliğ edilmesi gerekmektedir. Tebligata rağmen temyiz yasa yoluna başvurulmaması durumunda hüküm kesinleşeceğinden, ancak bu durumda kanun yararına bozma yasa yoluna başvuru olanaklı hale gelecektir. Tüm bu açıklamalar ışığında, kesinleşmeyen hükme karşı kanun yararına bozma yasa yoluna başvurulamayacağından; 1- Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.07.2007 tarih ve 2006/805-2007/806 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2. Hükümlü Alparslan Atasu'ya anılan karar, yasa yollarına başvuru süresini, sürenin tebliğden başlayacağını, merciini, şeklini ve yöntemini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi eklendikten ve esas hakkında görüş bildiren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 09.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.