Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/131 E. 2010/10225 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/131
- Karar No
- 2010/10225
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Mala zarar verme, hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun geceleyin birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK.nun 116. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olarak eksik cezaya hükmolunması ve aynı Yasanın 119/1-c maddesi ile de cezadan artırım yapılmaması, 2- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 522/1 (pek aşırı), 81/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 53/1; 116/1-4, 119/1-c, 53/1; 151/1, 53/1. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; uzlaşmanın da gerçekleşmediği dikkate alınarak, uygulamaya göre 765 sayılı Yasanın lehe olduğunun gözetilmesi zorunluluğu, 3- 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan hükümlünün mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması, 4- Gerekçeli karar başlığında, yüklenen suçlar ile gözaltı ve tutukluluk tarih ve sürelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Yasanın 232/2-c.d maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.