Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2008/11863 E. 2010/688 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2008/11863
Karar No
2010/688
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan hükümlü ...’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 492/1, 81/2-3. maddeleri gereğince 4 yıl 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2000 tarihli ve 1999/1125 esas, 2000/748 sayılı kararından dolayı hükümlünün şartla tahliyesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın şartla tahliye edildiği, bihakkın tahliye süresi içerisinde de henüz herhangi bir suç işlemediği, suç işlediği takdirde uyarlama kararı verilebileceği, bu aşamada uyarlama talebinin hukuki yarar bulunmadığından bahisle reddine dair, aynı Mahkemenin 28/02/2006 tarihli ve 1996/1185 esas, 1997/669 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, ADANA 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 3 1/03/2006 tarihli ve 2006/146 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 17/03/2008 gün ve 2006/16012 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 05/05/2008 gün ve KYB.2008074711 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 30/05/2008 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, şartla tahliye kararından sonra deneme süresi içerisinde bir suç işlenmesi halinde 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107. maddesi uyarınca bakiye cezanın infazının gündeme geleceği, bu durumda hükümlünün deneme süresinin yeniden tespit edilebilmesi bakımından lehe olan kanunun uygulanması gerekeceği cihetle, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan “lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, oraya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesine nazaran öncelikle yargılama dosyası üzerinden duruşma açılmak suretiyle lehe Kanun’un tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay C.Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre: 5252 sayılı Yasanın 9.maddesinin 1. fıkrasına göre, ister duruşmalı yargılamada, isterse evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe Yasa nedeniyle yapılan uyarlama ile ilgili, verilen ek kararlara karşı temyiz yasa yoluna başvurulabilecektir. 5271 sayılı CMK.nun 264.maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuru olması koşuluyla Yasa yolunun veya merciin belirlenmesindeki yanılmanın başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı açıktır. 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi üzerine uyarlama kararı istendiği, Adana 5.Asliye Ceza Mahkemesince hükümlü ... hakkında 28.02.2006 gün ve 1996/1185-1997/669 sayılı kararla ‘ bu aşamada uyarlama yapılmasında hukuki yarar görülmediğinden istemin reddine ’ karar verildiği anlaşılmıştır. 1-Bu uyarlama kararı hüküm niteliğinde olup, temyizi olanaklı bulunduğundan, yerel Cumhuriyet Savcısının anılan karara yönelik itirazının reddine ilişkin Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.3.2006 gün, 2006/146 değişik iş sayılı kararı yasal dayanaktan yoksun ve yok hükmünde olup, yerel Mahkemenin verdiği karar bu nedenle henüz kesinleşmediğinden, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 2-Yerel Cumhuriyet Savcısının istemi nedeniyle Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2006 gün ve 1996/1185-1997/669 sayılı kararının temyizen incelenmesi için ve dosyadaki 13.2.2008 tarihli yazıda anılan ek kararın hükümlüye 5.2.2008 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ise de, tebliğe ilişkin bilgi ve belgeler dosyada bulunmadığından, varsa eklenmesi, yoksa 28.02.2006 gün ve 1996/1185-1997/669 sayılı kararın hükümlü ...'a tebliğ ile süresi içinde başvuruda bulunması halinde tebliğata ilişkin belgeler ve dilekçe eklenerek, Cumhuriyet Savcısının mevcut başvurusu ile birlikte 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 40/2 ve 232/6.maddeleri dikkate alınarak, temyiz incelenmesi için dosyanın tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 28.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2008/11863, K. 2010/688, T. 28.01.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2008-11863-e-2010-688-k-6ba5ec51b53a