Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/659 E. 2010/18517 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/659
- Karar No
- 2010/18517
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca eylemlerin oluşturduğu bütün suçlar nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, 2-5237 sayılı TCY.nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıkların belirlenemeyen zamanda yakınanın işyerinin kapı asma kilidini kırdıktan sonra içeri girip hırsızlık yaptıklarının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra 151/1. Maddesindeki mala zarar verme ve 116/2, 119/1-c. maddesindeki birden fazla kişiyle konut dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, ./.. -2- 3-5237 sayılı TCY’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleri, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek yazılı biçimde uygulama yapılması, 4-Suçun, 5237 sayılı TCY.nın 6/e. maddesinde tanımlanan gece sayılan zaman diliminde işlendiğine ilişkin kanıtlar, karar yerinde gösterilip tartışılmadan, anılan yasanın 143. maddesiyle uygulama yapılması, 5-Hüküm tarihinden sonra 8.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın Geçici madde: 1/1.fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. fıkraları gereği sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi lüzumu, 6-Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 493/1, 522; 59/1. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b,62/1; 116/2, 119/1-c,62/1; 151/1, 62/1 maddeleriyle 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK’nun 253 ve 254. maddelerinin konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları yönünden uygulanması durumunda, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, uzlaşma hükümlerinin uygulanması halinde 5237 sayılı yasanın, aksi halde uygulamaya göre lehe yasanın belirlenmesi gerekliliği, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUY.nın 326/son maddesi uyarınca sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 29.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.