Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/5637 E. 2010/1391 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/5637
- Karar No
- 2010/1391
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Davanın ortadan kaldırılması Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- İstanbul 3. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 08/06/2006 tarihli devir kararı üzerine sanıklar ve yakınan yargılamadan haberdar edilip duruşma açılarak yapılacak yargılama sonucunda karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde dosya üzerinden yapılan incelemeye göre hüküm kurulması, 2- Sanıkların, hakkında başka Mahkemede aynı eylem nedeniyle yargılama yapılıp sonuçlandırılan ... ve soyadı belirlenemeyen ... isimli arkadaşları ile önceden aldıkları karar doğrultusunda yaptıkları işbölümü gereği, sanık ...'ın, yakınana ait kilitli aracın kapılarını demir parçası ile zorlamak suretiyle açıp düz kontak yapmak suretiyle hırsızlık suçunu işledikleri, suç konusu araç içerisinde uyurlarken kolluk görevlileri tarafından yakalandıklarının anlaşılması karşısında; eylemlerinin 765 sayılı TCK.nun 493/1-son maddesine uyduğu gözetilmeden, kullanma hırsızlığı kabul edilerek aynı Yasanın 494/son maddesiyle uygulama yapılması, 3-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanıklar yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 765 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunu oluşturan eylem nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması. 4- 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıkların, Muhammet Demirci ve yakalanamaması nedeniyle soyadı belirlenemeyen ... isimli arkadaşları ile birlikte, kilitli kapısını demir parçası ile zorlayıp açarak düz kontak yapmak suretiyle suç konusu aracı çaldıkları ve şikayetten vazgeçmenin de söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında; eylemlerinin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması, 5- Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1-son, 522/1, (pek aşırı), 55/3. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1 -b, 143/1, 31/3; 151/1, 31/3. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 5237 sayılı TCK hükümlerinin sanık lehine olduğunun gözetilmesi zorunluluğu, 6- Sanıklar hakkında hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23 ve 24. maddelerinin değerlendirmesi gerekliliği, 7-Kabule ve uygulamaya göre de; Yakınanın, kolluk ifadesinde sanıklar hakkında şikayetçi olduğunu bildirdiği, duruşma aşamasında Ümraniye 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/11/2003 tarihli oturumunda ise açıkça şikayet konusunda açıklamada bulunmadığının anlaşılması karşısında; yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle sanıklar hakkında açılan davanın 765 sayılı TCK.nun 494/son maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 18.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.