Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/3694 E. 2011/40422 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/3694
- Karar No
- 2011/40422
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanık ...’in başka suçtan aynı yargı çevresi içinde tutuklu bulunduğunun anlaşılması karşısında, duruşmada hazır bulundurulmadan, yokluğunda yargılama yapılarak hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 196. maddesine aykırı davranılması, 2- Sanıklar ... ve ...’a yüklenen ve alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar için yapılan kovuşturmada, zorunlu savunmanın yokluğunda hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 150/3.maddesine aykırı davranılması, 3- Olay günü yakınan ... ...’ye ait kapıları kilitli park halinde 07 ... 2615 plakalı Şahin marka otomobilin kapısını diğer sanıklar ile birlikte sair aletle kullanmak suretiyle açarak içerisinden oto teybi ve ruhsatı çalan sanık ...’ın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2-son ve hakkında 765 sayılı TCK’nun 81/1.maddesiyle uygulama yapılmayan sanık hakkında aynı kanunun 522.lehe uygulama yapılacağı dikkate alınıp, hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın yakınan ... ...’ye yönelik suça uyan 142/2-d, (151/1, 73/8 ve 5271 sayılı CMK’nun 253 ve devamı) ve maddesi gözetildiğinde özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında 5237 sayılı Yasa uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, Kabule göre; 4- a)5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da değerlendirilip, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, öngördüğü koşullar gerçekleşmemesine karşın, sanık hakkında aynı Yasanın 145. maddesi uyarınca indirim yapılması, b- Yakınan ...’ye ait oto teybinin çalınmasından sonra, 29.12.2003 tarihli yakalama üst arama ve zapt etme tutanağına göre; diğer sanık ... Duman’ın sanıklar ... ve ... ile birlikte değişik yerlerden 17 adet oto teybini çaldıklarını ve bu teypleri elektronik işi yapan ...’e sattıklarını söylemesi üzerine, ...’in işyerine gidilerek yakınan ...’ye oto teybinin burada bulunarak teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK.nun 168/3-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, c- Sanık ... hakkında mahkumiyetin doğal sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uygulanmaması, 5- Sanık ...’ın mağdur ...’a yönelik eyleminden suçun niteliği, cezaların türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanıklar ... ve ... ve sanık ...’ın mağdur ... ’a yönelik eylemi için diğer yönleri incelenmeyen, sanık ... için yakınan ... ’ye yönelik eylemle ilgili incelenen hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 03.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.