Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/24588 E. 2012/2158 K.
Konu: Hırsızlık, Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/24588
- Karar No
- 2012/2158
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık, Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Gerekçeli karar başlığında sanığın ana adının “...” yerine yanlışlıkla Melahat olarak yazılmış olması yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak görülmüştür. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Olay günü otobüs durağında yakınan otobüse binmek üzereyken arkasından gelerek belinde asılı duran cep telefonunu çekmek suretiyle alan sanığı farkeden yakınanın telefonunu geri almak istediği ancak sanığın direnerek telefonu vermediği ve yakınanın parmağını büktüğünün yakınanın ısrarlı anlatımları ve 16.08.2005 tarihli Alsancak Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen yakınanın sağ el başparmağından basit tıbbi müdahale ile görülebilir nitelikte yaralandığını belirten rapordan anlaşılması karşısında eylemin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulması 2-5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilebilmesi için, sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyet hükmünün hangisi olduğunun denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi, 3-Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 4-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinin (4), (5) ve (6). fıkralarında ‘‘Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir’’ denmiştir. Denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58/7. maddesi gereğince ‘mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına’ karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına 13/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.