Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/23288 E. 2010/18747 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/23288
- Karar No
- 2010/18747
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, yakınana ait işyerinin kepenk kilidi kesildikten sonra kapısı zorlanıp açılarak içeri girilmek suretiyle hırsızlık suçunun işlendiğinin anlaşılması karşısında; eylemin hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı TCY’nın 116/4. maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi, sanığın önceden vermiş olduğu karar doğrultusunda suça doğrudan katılıp suçu işlediği gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/1. maddesi ile uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiş, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık ./.. -2- tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı, ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “müştereken” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin “müştereken” sözcüğü çıkarılıp, yerine “sebep olduğu tutar kadar” ifadesinin yazılması suretiyle diğer yönleri, eleştiriler dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; 02.07.3003 tarihli tutanak içeriğine göre; çeşitli hırsızlık suçları nedeniyle 28.06.3003 tarihinde yakalanan Deniz Yıldız ile yapılan görüşmede, hırsızlık olaylarını ... ve ... ile birlikte yaptıklarını söylediğinin belirtildiği, 01.07.3003 tarihli yaklalama ve üst arama tutanağına göre, kendiliğinden gelip teslim olan sanık ...’un, tüm aşamalarda dava konusu eylemi sanık ... ile birlikte işlediklerini iddia etmesi, sanık ...’nin ise, yakalama kararı üzerine gıyabi tevkifin vicahiye çevrilmesine ilişkin 23.04.3004 tarihli beyanı ile 16.02.2007 tarihli oturumda alınan savunmalarında kendisine iftira atıldığını, yüklenen suçu işlemediğini savunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin diğer sanık ...’un suç yüklemesi dışında, mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı kanıtların neler olduğu karar yerinde gösterilip açıklanmadan, yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi, ./.. -3- Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 30.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.