Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/21342 E. 2012/2208 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/21342
Karar No
2012/2208
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) 5237 sayılı TCK’nun 73/8. maddesi ile 5560 sayılı yasanın 24 ve 25. maddeleri ile değişik 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından uzlaştırma girişiminde bulunulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2-) Sanığın yer göstermesi sonucu suça konu tüfeğin soruşturma aşamasında yakınana teslim edilmiş olması karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 168/4. maddesinin, lehe olan yasanın belirlenmesinde değerlendirmeye alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 3-) Sanığın eylemine uyan, 765 sayılı TCY'nın 493/1, 59/2, 81/2-3. maddeleriyle, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nın aynı suça uyan 142/1-a, 168/4(koşullarının gerçekleşmesi durumunda), 62; 116/1, 62; 512/1, 62. maddelerinde öngörülen cezaların alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 5237 sayılı TCK’nun 73/8. maddesi ile 5560 sayılı yasanın 24 ve 25. maddeleri ile değişik 5271 Sayılı CMK’nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde 5237 sayılı Yasanın sanık lehine olduğu, gerçekleşmemesi durumunda ise lehe olan yasanın uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4-) Kabul ve uygulamaya göre de; a-) 765 sayılı Yasının 29/son maddesiyle temel cezanın belirlenmesinde, izlenmesi gereken yöntem açık ve denetime imkan tanıyacak bir biçimde ortaya konulmuştur. Buna göre somut olayda ilgili suç tanımında belirtilen cezanın alt ve üst sınırı arasında ceza tayin edilirken cezanın belirlenmesine ilişkin madde hükmündeki hususlar dikkate alınacak ve somut gerekçeler de belirtilmek suretiyle kanundaki cezanın alt ve üst sınırı arasında takdir hakkı kullanılacaktır. Bu düzenleme ile soyut gerekçelerle cezanın alt ve üst sınırdan belirlenmesi şeklindeki yanlış uygulamanın önüne geçilmek istenmiştir. Hakimin temel cezayı belirlerken değindiği gerekçesi, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği zaman ve yer, fiilin diğer özellikleri, zararın veya tehlikenin ağırlığı, kastın veya taksirin yoğunluğu, suç sebepleri ve saikleri, failin amacı, geçmişi, şahsi ve sosyal durumu, fiilden sonraki davranışı gibi hususlar ile dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yerinde ve yeterli olmalıdır. Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme hakime ait ise de, bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması ve bu bağlamda; Suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi, topluma kazandırılması hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması da zorunludur. Sanığın gündüz saatlerinde yakınana ait eve girerek TV, el süpürgesi, radyo ve tüfek alması şeklinde gerçekleşen somut olayda, temel ceza belirlenirken, eksik ve yerinde olmayan gerekçe ile işlenen fiilin ağırlığıyla orantısız olacak şekilde en üst sınırdan ceza tayini, b-) Sanık hakkında 765 sayılı TCK’nun 81/2. maddesi ile uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeden, daha fazla ceza verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/21342, K. 2012/2208, T. 14.02.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-21342-e-2012-2208-k-70b1e87549a5