Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/20932 E. 2012/4183 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/20932
- Karar No
- 2012/4183
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi (Bakırköy 14.Ağır Ceza Mahkemesi) SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Yağma suçunun 5237 sayılı TCY’nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c) ve (h) bentlerine aykırı biçimde, silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte ve gece işlendiği halde, uygulama sırasında (h) bendinin gösterilmemesi ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken değerlendirmeye esas alınması gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine, “sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin yazılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Yağma suçunun 5237 sayılı TCY’nın 149. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c) ve (h) bentlerine aykırı biçimde, silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte ve gece işlendiği halde, uygulama sırasında (h) bendinin gösterilmemesi ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken değerlendirmeye esas alınması gerektiğinin düşünülmemesi, 2-) Sanıklar hakkında 5237 sayılı yasanın 31/3 maddesinin uygulanması sırasında, suç tarihine göre 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden 1/3 oranından indirim yapılarak fazla ceza verilmesi, 3-) Suç tarihinde 18 yaşını doldurmayan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/4. maddesine aykırı olarak kurulan hükümde 53/1. maddesinin uygulanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.