Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/20514 E. 2011/45526 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/20514
Karar No
2011/45526
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3.maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.2.1938 günlü 1937/23 – 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili 765 sayılı TCY’nın 493/1, 102/3 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 116/1-4,151/1,66/1-e,66/2-4,67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesinde, anılan Yasanın 142/1-b, 116/1-4, 151/1. maddelerine uyan hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarının gerektirdiği cezalar için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 15-18 yaş grubunda bulunan sanıklar için bu sürenin üçte ikisinin geçmesiyle kamu davasının düşeceğinin öngörülmesi ve 67/4. maddesi de gözetildiğinde 7 yıl 12 aylık sürenin suç tarihi olan 01.02.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğunun gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların ./.. -2- birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulmuş ise de; her iki Yasa hükümlerinin bir bütün olarak olaya uygulanması sonucunda, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma suçları yönünden uzlaşma hükümleri işletilse dahi hırsızlık suçu için 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen asgari ceza miktarı ve fiilin gece vakti işlenmesi de dikkate alındığında, 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğu ve verilen kararın sonucu itibariyle doğru olduğu, adli sicil kaydına göre de silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen tahsile karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerinin müteselsilen alınmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “Sanıklar için ortak yapılan yargılama giderlerinin paylarına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına” sözcüklerinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/20514, K. 2011/45526, T. 17.11.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-20514-e-2011-45526-k-6b1f1c890cd0