Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/18690 E. 2010/590 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/18690
Karar No
2010/590
Karar Tarihi

Kapı kırmak suretiyle hırsızlık suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/2-6. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair, FATİH 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2007 tarihli ve 2001/1054 esas-2007/15 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 12/07/2007 gün ve 2007/37253 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/08/2007 gün ve KYB/2007/162870 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 13/09/2007 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan yazıda; Mahkemece sanığa isnat olunan eylemin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 522/1. maddeleri kapsamında kaldığı kabul edilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin daha lehe olduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23/01/2006 tarihli ve 2005/16216 esas, 2006/124 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlık fiili yanında 5237 sayılı Kanun'un 116. maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve aynı Kanun'un 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesinde, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." 3. fıkrasında ise "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhâl uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, sanığın sabıkasında yer alan mahkûmiyet hükmü sebebiyle ve tekerrüre esas olduğu gerekçesiyle, suçun işlendiği 06/10/2001 tarihi itibariyle yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde,isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması” Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Sanık ... hakkında Mahkemesince yokluğunda verilen 23.01.2007günlü hüküm; adı geçen sanığa 06.02.2007 günü Ceza Evinde tebliğ edildiği halde temyiz yasa yoluna başvurulmadığı; ilkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği; anılan kararda yasa yolları, “ 7 gün içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere …” biçiminde belirtilmek suretiyle temyiz süresinin ne zaman başlayacağı ve başvurunun hangi makamlara ve ne biçimde yapılacağı gösterilmediği gibi sanığa yapılan tebligatta da bu açıklamaların yer almadığı, bu nedenle yapılan tebliğin kendisine bağlanan sonuçları doğurmayacağı ve kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; Kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; 1- Fatih 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2007 tarih ve 2001/1054- 2007/15 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2- Sanık ...’e, anılan karara karşı temyiz yasa yolunun açık olduğu, başvuru süresinin tebliğden itibaren başlayacağı, başvuru merciini ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklenip, temyizi halinde esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 27/01/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/18690, K. 2010/590, T. 27.01.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-18690-e-2010-590-k-01231276cafd