Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/17796 E. 2010/15766 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/17796
- Karar No
- 2010/15766
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlünün, geceleyin saat 02.00 sıralarında yakınanın işyerinin camını kırıp içeriden suça konu televizyonu çaldığı sabit görülerek İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşen 17.7.2002 gün ve 506-506 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK’nun 492/1, 522, 523, 81/1. maddeleri gereğince 4 ay 1 gün hapis cezası ile hükümlendirildiği; hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın uyarlanması istendiğinde; aynı yasanın 142/1-b, 143, 145, 168/1. maddeleri uyarınca 3 ay 16 gün hapis cezasına dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmışsa da; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih,2006/5-182/182 sayılı kararları ışığında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı biçimde hüküm kurulması; 2-5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 492/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143/1. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/2-4 ve 151/1. maddelerine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilip, bu suçlardan ceza verilmemesi, 3-5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 4-Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 492/1, 522/1, 523, 81/1. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 168/1; 116/2-4; 151/1; 5271 sayılı CMK’nun değişik 253-254. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırı bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında uygulama yapılarak sanık yararına olan yasanın yeniden belirlenmesi zorunluluğu, 5-Kabule göre, 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmolunmaması; Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, 29.08.2005 günlü ek kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasındaki hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 13.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.