Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/1624 E. 2010/3126 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2007/1624
Karar No
2010/3126
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Kısmen beraat, kısmen mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre o yer C.Savcısının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA; Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince; Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede; 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu gözetilip; 765 sayılı Yasa uyarınca sanığa verilmesi gerekli ceza miktarı, uygulanacak yasa maddeleri, artırım ve indirim oranlarıyla birlikte denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden, 5237 sayılı Yasanın sanık lehine olduğu kabul edilip; sanık ve yanında olduğunu belirttiği iki kişinin, yakınanın duruşmadaki anlatımına göre geceden sayılan saat 04.30’dan sonraki 15 – 20 dakika içinde, daha önceden sağlam nitelikteki kilidini kestikleri işyerinin kepengini açıp içinden hırsızlık yapmaları biçimindeki eylemin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/1-4, 119/1-c maddelerine uyan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilip bu suçtan ceza verilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, anılan Yasalar ayrı ayrı somut olaya uygulandığında hükmolunan sonuç cezanın sanık yararına olması ve karşı temyiz bulunmadığından; temel cezaya ilişkin uygulama maddesinin bendinin gösterilmemesi yerinde eklenmesi olanaklı yazım hatası kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamış; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Cezası ertelenen sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezası infaz edilmiş sayılıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasının (a, b, d) bentlerinde öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına; cezanın aynen infazına karar verilmesi durumunda da, anılan maddenin 2 ve 3. fıkraları gözetilerek (1.) fıkradaki hakların tamamından yoksun kılınmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 2-5237 sayılı Yasanın 51. maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezaları ertelenen sanıklar hakkında belirlenen deneme süresinin aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden bir yıl olarak belirlenmesi; Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı ile o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm ile 51/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün içinden “1 yıl” kelimeleri çıkartılarak 53. maddenin yerine, “Cezası ertelenen sanığın, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezası infaz edilmiş sayılıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasının (a, b, d) bentlerinde öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına; cezanın aynen infazına karar verilmesi durumunda da, anılan maddenin 2 ve 3. fıkraları gözetilerek (1.) fıkradaki hakların tamamından yoksun kılınmasına”; 51/3. fıkrasından çıkartılan kelimelerin yerine de “1 yıl 8 ay” kelimeleri yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2007/1624, K. 2010/3126, T. 17.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2007-1624-e-2010-3126-k-6400c432ea40