Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2007/10612 E. 2010/16022 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/10612
- Karar No
- 2010/16022
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara,gerekçeye ve Hakimin takdirine göre;suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” hükmünün değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1,62,522/1.(pek hafif) maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b,35/2,145/1,62/1,53,116/1,62/1,53,151/1,62/1,53. maddelerinde öngörülen cezaların türleri alt ve üst sınırları ile konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde düzenlenen “uzlaşma” hükmü bakımından,anılan Yasanın 7/2,5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, lehe olan yasanın mahkeme tarafından yeniden yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de; 3- Kasten işlenen suçlarda hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan ve 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3.maddesinde öngörülen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 4- 5275 Sayılı Yasanın 99/1.maddesi gereğince,hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğu ve varlıklarını ayrı ayrı koruyacağı gözetilmeden, cezaların toplanması suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş,sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan,hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 18.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.