Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/4823 E. 2010/3699 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/4823
- Karar No
- 2010/3699
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağmaya kalkışma, hırsızlığa kalkışma-6136 sayılı Kanuna aykılık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Sanık hakkında, Burdur Sulh Ceza Mahkemesinin 2002/386 E. ve 2002/402 sayılı kararıyla hırsızlık suçundan verilen ve 11.09.2003 tarihinde kesinleşen hapis cezası mahkumiyeti bulunması nedeniyle, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın geçici madde: 1/1.fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
2- 5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenlenmenin bulunmadığı, her bir suç için hükmolunan cezaların birbirinden bağımsız oldukları ve ayrı ayrı infazları gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde toplanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi ve ‘5275 sayılı Yasanın 99. maddesi gereğince sanıkların hapis cezalarının toplanarak 4 yıl 12 ay hapis ve 400 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına’ ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında yağmaya kalkışma ve sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında hırsızlığa kalkışma suçlarından kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınana ait evin eklentisindeki ahırdan gelen seslerden şüphelenen tanık ...’nun dışarı çıkarak hayvanların ahırda olmadığı ve ilerde tarla içerisinde kalabalık bir karartı olduğunu görmesi üzerine katılanlara haber verdiği, tarladaki izleri takip eden katılanların yaklaşık 1 km. sonra 3-4 kişi ile birlikte hayvanları gördükleri, fark edildiklerini anlayan sanıkların kendi aralarında olay yerinde kaçmak için konuştukları esnada, katılan ...’un sanık ...’yi tanıyarak kaçmamasını istediği, ...’nin de geri dönüp ‘gel lan’ diyerek silahla ateş açıp katılan ...’u yaraladığı ve sanıkların hayvanları bırakarak kaçtıklarının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasada dolaylı yağma suçuna yer verilmemiş olması da gözetilerek, kesintisiz yapılan takip ile hırsızlık suçuna kalkışma eyleminin kesintiye uğraması sonrasında, kaçmaya yönelik gelişen olayın silahla yaralama ve ayrıca geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçlarını oluşturduğu ve aynı Yasanın 142/1-b, 143/1, 35/2, 62/1, 53/1; 86/2-3.e, 62/1, 53/1; 116/1-4, 119/1-c, 62/1, 53/1. maddeleri ile hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden ve bu maddelerde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; konut dokunulmazlığını bozma suçu için 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek, 5237 sayılı Yasanın sanık yararına olduğu gözetilmeden, yazılı biçimde karar verilmesi,
2- Sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın tüm aşamalarda yüklenen suçu kabul etmemeleri, katılanların sanık ... dışındaki şahısların yüzlerini görmediklerini belirtmeleri karşısında; sanıkların yüklenen suça katıldıklarına ilişkin cezalandırılmalarını gerektirir yeterli, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığından beraatleri yerine, yazılı biçimde mahkumiyetlerine hükmedilmesi,
3-5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanık ...’nin mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
4-Sanık ... hakkında; 5237 sayılı Yasada cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenlenmenin bulunmadığı, her bir suç için hükmolunan cezaların birbirinden bağımsız oldukları ve ayrı ayrı infazları gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanları ile katılanlar vekili ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 05.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.