Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/21629 E. 2010/16450 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/21629
Karar No
2010/16450
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların eylemlerinin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCY.na göre hangi suçu oluşturduğu, verilecek sonuç ceza, uygulanması gerekli yasa maddeleri, artırım ve indirim oranlarıyla birlikte denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden, 5237 sayılı Yasanın sanıklar yararına olduğu kabul edilerek hüküm kurulması; 2-Sanık ...’ın getirtilen adli sicil kaydındaki nüfus kayıt bilgilerinden doğum tarihinin yanlış yazılmış olduğu gözetilmeden, hükme dayanak yapılması; 3-Sanık ...’in başka suç nedeniyle yakalanması üzerine, suça konu bilgisayarlar ile diğer aletlerin bir kısmını sakladıkları yeri, bir kısmını da sattıkları kişiyi göstermek suretiyle iadesini sağladığı, ancak dosya içeriğinden geri vermenin tam olup olmadığı anlaşılamaması karşısında, yakınanlardan bu husus sorulup sonucuna göre 765 ve 5237 sayılı Yasalarda düzenlenen iade hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmeden, eksik araştırmayla hüküm kurulması; 4-Kabule göre; a)Sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Yasada hırsızlığın yanı sıra, birden çok kişiyle işyeri dokunulmazlığını bozma ve kamu malına zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilip bu suçlardan hüküm kurulmaması; b)Suçun gece işlendiğine ilişkin kanıtların neler olduğu gösterilmeden, 5237 sayılı TCY.nın 143/1. maddesiyle uygulama yapılması; c-)Sanıkların, 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi; 5-5271 sayılı CMK’nun 326/2. maddesine göre iştirak halinde suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğname gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine 20.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/21629, K. 2010/16450, T. 20.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-21629-e-2010-16450-k-01f02c267d8f