Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/32412 E. 2023/10953 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/32412
- Karar No
- 2023/10953
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/325 E., 2019/421 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2015/109 Esas, 2015/217 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2015/109 Esas, 2015/217 Karar sayılı kararının Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 20.06.2019 tarihli ve 2018/8367 Esas, 2019/7019 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle sair hususlar incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/325 Esas, 2019/421 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık, cezayı temyiz ettirmek istediği beyanı ile hükmü temyiz etmiştir. 2. Sanık müdafii, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu, sanığın zararı giderme olanağı bulunmadığını beyan ederek hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanın 24.01.2012 tarihinde telefon baktığını, sanığın yanına gelerek takasa daha ucuz telefon olduğunu söylemesi üzerine birlikte sanığın depo dediği yere gittiklerini, arkadaşının da telefonunu alıp aksesuarları getiricem diyerek olay yerinden uzaklaştığını beyan ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediği iddia olunmuştur. 2. İstanbul 5.Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2014 tarihli ve 2012/315 Esas, 2014/736 Karar sayılı ilamı ile katılanın Erzincan 1.Asliye Ceza Mahkemesinde talimat yoluyla alınan beyanında sanıktan korktukları yönündeki beyanı yine sanığa yönelik İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine olayın oluş ve hikaye ediliş tarzı benzer mahiyette olan 17/02/2012 tarihli kamu davasının açılmış olması hususları bir bütün olarak gözetildiğinde suçun sübutu halinde eylemin yağma suçunu oluşturacağından görevsizlik kararı verilmiştir. 3. Sanık savunmasında, üzerine atılı yağma şuçlamasını kabul etmediğini, olay günü Starün alışveriş merkezinde katılan ile karşılaştığını ve cep telefonunu takas etmek üzere anlaştıklarını, kendisinden ayrıldığını, çiçek pasajının arkasında telefonu telefoncuya gösterdiğini, döndüğünde katılanın gittiğini gördüğünü beyan etmiştir. 4. Bozma üzerine sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosya uzlaştırma bürosuna tevdi edilmiş ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlenmiştir. 5. Mahkemece, sanığın katılanı etkileyici ve aldatıcı mahiyette tavır sergileyerek katılanın inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte hileli davranışlarda bulunduğu değerlendirilerek üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/325 Esas, 2019/421 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.