Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/19842 E. 2011/1552 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/19842
- Karar No
- 2011/1552
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık hakkında yakınanlar...'ya yönelik eylemleri nedeniyle kurulmuş olan hükümlerin incelenmesinde; Adli sicil kaydına göre, silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede: Suç tarihine ve savunmaya göre suçların 5237 sayılı Yasanın 6/e maddesi kapsamında geceden sayılan zaman diliminde işlendiği anlaşıldığı halde, 5237 sayılı TCK.nun 143. maddesinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve eleştiri dışında nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı Yasanın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin cümlenin sonuna “5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesindeki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar sürdürülmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık hakkında yakınanlar ...'a yönelik hırsızlık eylemleri nedeniyle kurulmuş olan hükümlerini incelenmesinde; Sanığın, yakınanlar ...ya yönelik hırsızlık eylemleri 765 sayılı TCK’nun 491/ilk (üç kez) 102/4, maddelerine, ayrıca ...'e yönelik mala zarar vermek eyleminin 516/ ilk, 102/4, maddelerine uyduğu; yakınan Murat Kocaküllah'a yönelik eyleminin ise 765 sayılı TCK.nun göre 491/ilk 102/4, maddelerine, 5237 sayılı TCK.nun göre ise 141/1, 66/1-e, maddelerine uyduğu, her iki yasanın ayrı ayrı bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olduğu ve anılan suçlar yönünden aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımının, en son zamanaşımını kesen, 09/11/2005 günlü hüküm tarihinden inceleme tarihine kadar dolduğunun anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, (DÜŞMESİNE), 22/02/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.