Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/18931 E. 2010/12952 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2006/18931
- Karar No
- 2010/12952
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Tehdit, 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Sanık ...: Beraat, diğer sanıklar mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz dilekçesinin içeriğine göre; O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında “Hukukî İlişkiye Dayanan Alacağını Tahsil Amacıyla Tehdit” suçundan kurulan hükme yönelik olduğu kabul edilmiştir. I- Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanığın, önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesinde öngörülen para cezasının üst sınırı ile 5252 sayılı Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 4. ve 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 13. maddesi ile değişik 5252 sayılı Yasanın 5/2. maddeleri uyarınca temel adli para cezasının 450 YTL olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sonuçta fazla para cezası tayini, 2- Sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümde "Sanık ...’in sabit olan eylemine uyan 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca takdiren 1 yıl hapis ve 489 YTL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” ve "5237 sayılı 53/1. maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine "Sanık ...’in sabit olan eylemine uyan 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca takdiren 1 yıl hapis ve 5252 sayılı Yasanın 5/2. maddesi gözetilerek 450 lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına” ilişkin cümlenin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanıklar ..., ..., .... ... ve ... hakkında “Hukukî İlişkiye Dayanan Alacağını Tahsil Amacıyla Tehdit” suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1- Sanık ...’ın yakınan ...’tan 400.000.000 ve sanık ...’ın yakınan ...’tan 1.700.000.000 lira alacaklı olduklarını iddia ettikleri, sanıkların önceden aldıkları karar doğrultusunda yaptıkları plan ve işbölümü gereğince, yakınan ... ve ...’ı jopla ve yumrukla darp edip yaşamını tehlikeye sokmayacak ve 10 gün iş ve güçten kalacak şekilde (basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde) yaralayıp silahla tehdit ederek yakınan ...’tan 5.700.000.000 lira bedelli senet, yakınan ...’tan imzalattıkları açık senet ile 60.000.000 lira para aldıklarının anlaşılması sanıkların, her iki yakınana karşı tamamlanmış yağma suçundan hükümlülüklerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde uygulama yapılması, 2- 5237 sayılı TCK.nun 148 ve 149. maddelerindeki suç ile 765 sayılı TCK.nun 499. maddenin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanıkların, her iki yakınanı önce sanıklar ... ve ...’ya ait işyerinde gece sayılan zaman diliminde darp edip silahla tehdit ettikten sonra zorla bindirdikleri araçla bir süre dolaştırarak bıraktıklarının anlaşılması karşısında; eylemlerinin, 5237 sayılı Yasanın 149/1-a-c-d-h maddesinde belirtilen yağma suçunun yanı sıra aynı Yasanın 109/2, 3-a-b maddesindeki kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma suçunu da oluşturduğu gözetilmeden, bu konuda hüküm kurulmaması, 3- Sanıkların eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 499. maddenin 1. fıkrasının 2. cümlesi (... için 81/1-3), 522/1-son maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 149/1-a-c-d-h, 53; 109/2, 3-a-b, 53. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezaların alt ve üst sınırları bakımından; 5237 sayılı TCK.nun hükümlerinin sanıklar yararına olduğunun gözetilmesi zorunluluğu, 4-Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 01/07/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.