Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2006/14043 E. 2010/7037 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2006/14043
Karar No
2010/7037
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma,hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: A-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde; 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerini olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilmemiş ise de, eylemine uyan 765 sayılı TCK’nun 493/1 ve 522 maddelerine göre sanığa alt sınırdan ceza verilmesi halinde bile 5237 sayılı Yasa ile yapılan uygulamanın sanık lehine olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden ve sanığın, diğer sanık ... ile yakınanın aracını çaldıktan sonra kesintisiz izleme olmaksızın tesadüfen kolluk tarafından görülüp yakalandığının anlaşılması karşısında, suçun tamamlandığı gözetilmeden kalkışma aşamasında kaldığının kabulü ile yazılı biçimde hüküm kurulması ise karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün, 2008/6-47 esas ve 2008/43 sayılı kararı ışığında; yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan sanığın ikinci kez yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuç doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacağı anlaşıldığından, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nun 53/1.maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B-Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Sanığın, geceleyin diğer sanık ... ile yakınanın aracının kelebek camını kırıp düz kontak yaparak çalıp olay yerinden ayrıldıktan sonra bir ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk güçlerinin çevrede araştırma yaptığı sırada tesadüfen görülüp kovalamaca sonucu yakalandığında, fiil ile hem zemin ve zaman dilimi dışında kolluk görevlisini silahla tehdit edip mukavemette bulunduğunun anlaşılması karşısında, eyleminin 765 sayılı TCK’nun 493/1,522 ve 258 (5237 sayılı TCK’nun da ise 142/1-b,143 ve 265)maddelerine uyan hırsızlık ve memura aktif mukavemet suçlarını oluşturduğu gözetilmeden suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde uygulama yapılması, 2-Kabule göre de; a)Temel ceza nedeniyle uygulama yaparken Yasa ve maddesinin gösterilmemesi, b)Yağmada malın alınmasıyla suçun tamamlandığı gözetilmeden kalkışma ile uygulama yapılması, c) 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, d) 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 25.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2006/14043, K. 2010/7037, T. 25.05.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2006-14043-e-2010-7037-k-fd5a30cca497