Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9753 E. 2026/4726 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9753
Karar No
2026/4726
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3765 Esas, 2025/975 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/454 Esas, 2022/75 Karar

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının projeye aykırılık teşkil edecek şekilde projede balkon olarak gösterilen kısımları cam ile kapatmak suretiyle evin iç kısmına dahil ettiğini, yönetim planına aykırı olduğunu, A Blok 3. Katta bulunan 8 Nolu bağımsız bölüme ait balkonun kapatılması için kat malikleri kurulunca alınmış bir karar bulunmadığını, onaylı projede balkon olarak gösterilen kısımların kapatılarak evin iç kısmına dahil edilmesi işleminin binanın statiğini bozmasa da bu değişikliğir onaylı projeye aykırılık teşkil ettiğinden 8 numaralı bağımsız bölümdeki değişikliğin onaylı projeye uygun hale getirilmesini ve taşınmazın eski hale iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği gibi onaylı projeye ve yönetim planına aykırılık teşkil edecek şekilde KMK'ya İmar Mevzuatına ve ilgili sair yasal mevzuata aykırı hareket etmediğini, kat maliklerinin kendi bağımsız bölümünde ana yapıya zarar vermeyen ve imar kurallarına uygun olacak şekidle değişiklik yapma hakkı olduğunu, bu bakımdan diğer kat maliklerinin de muvafakatine ihtiyacının olmadığını, davalı tarafından ortak alanlara herhangi bir tecavüz söz konusu olmadığını, kendi bağımsız bölümünün balkonunu rüzgar, ..., güneş ve kar gibi kötü hava koşullarına karşı korumak ve balkonu sağlıklı bir şekilde kullanabilmek amacıyla sabit nitelikte olmayan, her zaman sökülebilir konumda açılır-kapanır-katlanır nitelikte cam panel yaptırdığını, İmar Kanununa dayalı düzenlenen "Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği"nin "Yapı Ruhsatı Gerektirmeyen İnşai Faaliyetler'' başlıklı 59. Maddesi ile davacının davasını haksız ve hukuki dayanağının olmadığını ispatladığını, balkonu koruma amaçlı yapmış olduğu açılır kapanır katlanır cam panel nedeniyle bağımsız bölümüne ilave alan kazandırması söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının kendi içinde çelişkili olduğunu, mahkeme ortak alandaki zemin kaplaması değişikliğini projeye aykırılık teşkil etmediğini belirtmesine rağmen davalının kendi dairesinin içindeki balkon kısmının yalnızca görsel birlik ve güzellik sağlamak amacıyla yapmış olduğu zemin kaplamasını aykırılık saydığını ve davanın haksız bir şekilde kabulüne karar verdiğini, mahkemenin gerekçeli kararındaki tespitlerin de hatalı olduğunu, mahkeme projede mevcut çiçeklik ve korkuluğun korunduğunu, yani bina dış görünüşünde hiçbir değişiklik yapılmadığını açıkça beyan etmesine rağmen gerçeğe aykırı bir şekilde "sürgülü, bölmesiz, komple ısıcamlı kapı ile kapatılarak" demek suretiyle mevcut durumun dışında bir tespitte bulunduğunu, mevcut yapının "kapı" olmadığını, ilgili sistemin "bölmesiz" olduğu gerçeğe aykırı olduğunu, dış iklimsel faktörlerden korunmak amacıyla yapılmış olan camlı sistemin bölmeli olduğu ve tamamen açılabildiğini, hatta tamamen açılmakla birlikte tek bir kişi tarafından dahi camlar istendiğinde kolayca kaldırılabilindiğini, müvekkilimin balkonu koruma amaçlı yapmış olduğu açılır-kapanır-katlanır cam panel nedeniyle bağımsız bölümüne ilave alan kazandırması söz konusu olmadığını, balkonun davalının bağımsız bölümüne ait olup davalının kullanım alanı içerisinde olduğunu, balkonun daireye katılması gibi bir durum da söz konusu olmadığını, kendi içerisinde çelişen karar ile, İmar Mevzuatına ve Kat Mülkiyetine aykırı olmayan, hareketli ve sökülebilir camların kaldırılarak eski hale getirilmesi şeklinde kurulan hüküm haksız yere açık bir şekilde davalının mülkiyet hakkını ihlal ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalının kat maliki olduğu, Mahkemece, tapu kaydı, yönetim planı ve mimari proje getirtilerek, mahallinde uzman bilirkişilerin refakatiyle keşif icra edildiği, keşif neticesinde hazırlanarak dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, davalıya ait bağımsız bölümde davalı tarafından yapılan projeye aykırılıkların neler olduğu ve nasıl ve kaç günde giderilebileceğinin belirtildiği, mahkemenin, denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verdiği, kararın infazında tereddüt hasıl olacak nitelikte bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/9753, K. 2026/4726, T. 23.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-9753-e-2026-4726-k-b1315c88e5ef