Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8057 E. 2026/3548 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8057
- Karar No
- 2026/3548
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/510 Esas, 2025/18 Karar KARAR : Ret/ Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın davalı ... (TOKİ) yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı ... ile ... yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı, davalı ... ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 766 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atılması nedeniyle taşınmaz bedelinin davalı idareden yasal faiziyle birlikte tahsilini ve belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda mülkiyet hakkının kısıtlandığına ilişkin iddianın adli yargıda değil idari yargıda dava konusu etmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaza müvekkili olan idare tarafından fiili el atma söz konusu olmadığından davacı tarafından imar planı ile ilgili olarak öncelikle idari yollara başvurulması gerektiğini, idari yollardan sonuç alınamadığı takdirde imar planı ile ilgili olarak Belediye Başkanlığı aleyhine idare mahkemesinde dava açılması gerektiğini ileri sürerek iş bu davanın öncelikle idari merci tecavüzü, aksi takdirde görev ve husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı TOKİ Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili olan idare tarafından yapılan herhangi bir fiili el atma söz konusu olmadığını, ayrıca dava dilekçesinde de davacı tarafından bu durumun beyan edildiğini, taşınmazın imar planlarındaki fonksiyonu sebebiyle kısıtlandığı gerekçesiyle açılan işbu davanın çözümünde taşınmaza mevcut bir fiili el atma olmaması nedeniyle idari yargının görevli olduğunu belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2020/150 Esas, 2022/32 Karar sayılı kararıyla idari yargı görevli olduğundan görev yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 10.10.2023 tarihli ve 2022/877 Esas, 2023/1659 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda dava konusu taşınmaza fiili bir el atma olmadığı, ancak taşınmazın 16.06.2004 tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen yol, park, dini tesis alanı olarak düzenlendiği 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek Madde 1'i "Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır. (İptal: Anayasa Mahkemesinin 20.12.2018 tarihli ve Esas: 2016/181 Karar: 2018/111 sayılı Kararı ile)" şeklinde düzenlenmiş olup 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile eklenen son cümlesinde "Bu süre içinde belirtilen işlemlerin yapılmaması halinde taşınmazların malikleri tarafından mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin açılacak davalar, adli yargıda görülür." şeklinde belirtilmiş olup, görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan, taraflar için usuli müktesep hak da doğmayacağından ve usul hükümlerinin derhal uygulanması gerektiğinden eldeki davada adli yargı yerinin görevli olduğu belirtilerek Mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı TOKİ Başkanlığı yönünden feragat nedeniyle reddine, davalı ... ile ... yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... ile davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; TOKİ Başkanlığı haricindeki davalı idareler aleyhine ayrı ayrı nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;davanın husumet yokluğundan reddine karar verilerek lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflarına açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı ... ile ... vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Dava konusu taşınmazın .... Mahallesi Gecekondu Önleme Bölgesi alanında kalması nedeni ile TOKİ Başkanlığı tarafından kamulaştırma çalışmaları yapıldığı, dava aşamasında ise verilen yetkiye dayalı olarak imar uygulamasının yapıldığı ve hukuki sınırlandırmanın kaldırıldığı, davacıya başka bir parsel tahsis edildiği gözetildiğinde davanın açılmasına davalı TOKİ Başkanlığının sebebiyet verdiği anlaşıldığından, diğer davalılar yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı ... ile ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a. (1) numaralı bendinin ikinci paragrafının hükümden çıkartılması, yerine " Davalı ... ile ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine" cümlesinin yazılması,
b.(4) ve (5) numaralı bentlerinin hükümden çıkartılması, yerine "davalı ... ve davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine," cümlesinin yazılması,
c.(6) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine "Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına " cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinden iadesine, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.