Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/7915 E. 2025/15123 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7915
- Karar No
- 2025/15123
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/260 Esas, 2025/509 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/355 Esas, 2024/265 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 5 37... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın kuru tarla vasfında olmasına rağmen 1. sınıf sulu tarım arazisi olarak olarak değerlendirildiği, bilirkişi raporunun gerçekçi ve denetime elverişli olup olmadığı denetlenmeden hüküm kurulduğu, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasının hatalı olduğu, yerel mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazın sulu tarım arazisi niteliğinde kabul edilerek sulu şartlarda buğday ve karışık sebze ürünleri münavebeye alındığı, 2017 yılı verilerine göre ve sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net gelirine göre değer biçilmesinin ve bilirkişi kurul raporunda belirtilen taşınmaz özellikleri dikkate alınarak %50 oranında objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olduğu, bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmazın zemin bedeline net gelir yöntemine göre değer biçilmesinde istinafa gelenin sıfatı dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ve faiz ödemesine hükmedilmemesi gerektiğini, lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Yargıtay tarafından benimsenen Bakanlar Kurulunun 28.02.1983 tarihli ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca taşınmazın arsa sayılabilmesi için imar planı içerisinde iskan sahası olarak ayrılmış bulunması, imar planı dışında ise belediye mücavir alan sınırları içinde kalıp meskun yerler arasında bulunması ve belediye hizmetlerinden yararlanması gerekmektedir.
3. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla imar planı dışında olduğu, belediye mücavir alan sınırları içinde olduğu, meskun yerler arasında bulunduğu ve belediye hizmetlerinden yararlandığı görülmüş, aynı bölgeden intikal eden ve Dairemizin denetiminden geçen davacı idare tarafından açılan dava dosyalarında benzer özellikteki komşu taşınmazlara arsa olarak değer biçildiği anlaşıldığından arazi niteliğinde kabulü mümkün değildir.
4. Bu durumda, arsa niteliğindeki davaya konu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken taşınmazı arazi niteliğinde kabul edip geçersiz rapora göre hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.