Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/772 E. 2025/12103 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/772
- Karar No
- 2025/12103
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/788 Esas, 2024/471 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kandıra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/344 Esas, 2021/649 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol alarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, ..., ... 101 ada 464 (101 ada 24 parselin ifrazıyla) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dava konusu taşınmaz için belirlenen kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrası olan tarihten karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesi yönünde hüküm kurulduğunu, yargılamanın uzamasında müvekkili kuruma atfedilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkili kurum kendisini vekille temsil ettirmiş ve davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, bu nedenle kararın hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, taşınmaz arazi niteliğinde olduğundan kanun gereği taşınmazın değerinin "olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir" dikkate alınarak hesaplama yapılmasına rağmen münavebe ürünlerin satış birim fiyatlarının olduğundan yüksek gösterilerek net gelir oranının ve taşınmazın gerçek birim değerinin olduğundan yüksek çıkmasına neden olduğunu, %75 oranında tespit edilen objektif değer artışı nedenleri bilimsel nedenler olmayıp, kapitalizasyon faiz oranının belirlenmesinde etkili olan faktörlerin tekrar tekrar değerlendirilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek mahkeme kararının eksik inceleme sebebiyle kaldırılmasını, müvekkili idare lehine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairelerinin ikizi olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin incelemesinden geçen ve dava konusu taşınmaza göre daha avantajsız konumda bulunan ... Mahallesindeki taşınmazlar için 2020 tarihi itibari ile belirlenen metrekare birim fiyatının dahi 200,00 TL olduğu gözetildiğinde istinaf eden tarafın sıfatına göre yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, değerleme tarihi olan 2021 yılı itibarıyla belirlenen 199,85TL/m² birim değerinin davacı idarenin iddia ettiği gibi yüksek olmadığı, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin adil ve hakkaniyete uygun olduğu, kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrasından başlayarak karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesinin doğru olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu sonucuna varılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Arazi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi, tespit edilen bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın tapudan yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Her ne kadar münavebeye esas alınan ürünlerin değerlendirme tarihi itibarıyla İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden resmî ve kesin verileri (verim, fiyat, ayrıntılı masraf) getirtilip bilirkişi raporu denetlenerek, il verisi alındığında ise gerekçesi açıklanarak sonuca göre karar verilmesi gerekirse de ve doğru verilerin alındığı yanılgılı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilmişse de dosya arasında kesin ve ayrıntılı fiyat ve masrafları içeren İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine rastlanmamış olup kıymet takdirinde idarenin belirlediği bedel ve temyize gelenin sıfatı gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.