Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6593 E. 2025/13403 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6593
Karar No
2025/13403
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1800 Esas, 2025/322 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/313 Esas, 2024/165 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ..., köyü 278 parsel (ifrazen 5 44... parsel) ve 276 parsel (ifrazen 5 43... parsel) sayılı taşınmazların tamamının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazları davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ve üzerindeki tamamlayıcı unsurlara verilen değerin çok düşük olduğunu, taşınmazın üzerindeki konut, diğer yapılar ve müştemilatlar bakımından gerçek nitelik, yüzölçüm ve yaşına göre taşınmazın üzerindeki ağaçlar ise cinsi, yaşı ve sayısı dikkate alınarak değerlendirilme yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısmı bakımından yüksek oranda değer düşüklüğü meydana geldiğini mahkemece oluşturulacak bilirkişi heyeti aracılığı ile gerçek kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faizi ile birlikte veya ödeme tarihine göre güncelleştirilerek hesaplanmış kamulaştırma bedelinin ödenmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit edilen kamulaştırma bedelinin verilen kesin süre içerisinde davacı idare tarafından depo edilmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu, müvekkili kurumun kamulaştırma işleminden vazgeçmediğini, süresinde depo edilmediği gerekçesiyle davanın reddedilmesinin usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, davada bundan önce hüküm verilmiş ve icra edilmiş olması hasebiyle hak kaybı oluşacağından verilen kararın hakkaniyete aykırılık olduğunu, kurumlarınca mahkemece belirlenen kamulaştırma fark bedelinin depo edildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük hesaplandığını, davalı tarafın talimatı doğrultusunda bedelin ret kararı sonrasında da olsa depo edilmiş olması nedeniyle işin esasına girilmesi yönünde muvafakatlerinin olduğunu, yargılama esnasında meydana gelen yüksek oranda enflasyon nedeniyle doğan değer kaybının tazminine ve davalıya ödenmesine karar verilmesini, tespit edilecek kamulaştırma bedelinin dava tarihinden itibaren işletilecek kamu alacakları için uygulanan en yüksek oranda faiziyle birlikte ödenmesini, yargılama giderleri, harçlar ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, İlk Derece Mahkemesince 23.02.2024 tarihli muhtıra ile davacı idareye 525.377,90 TL kamulaştırma bedelini depo etmesi için usulüne uygun olarak 15 günlük süre verildiği ve ilgili muhtıranın 28.02.2024 tarihinde tebliğ edildiği, ardından 21.03.2024 tarihli duruşmada yine bedelin yatırılması için usulüne uygun olarak kesin süre verildiği ve kesin süre içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmediği takdirde davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtar olunduğu, ilgili duruşma zaptının davacı tarafa 26.03.2024 tarihinde tebliğ edildiği, kesin süre içerisinde kamulaştırma bedelinin yatırılmaması sebebiyle İlk Derece Mahkemesince 04.06.2024 tarihinde davanın usulden reddine karar verildiği, bununla birlikte davacı idarece 28.06.2024 tarihinde süreler geçtikten sonra kamulaştırma bedelinin bankaya depo edildiği, davalı vekilince gerek istinaf dilekçesinde gerekse dosyanın istinaf incelemesinin öne alınması talepli dilekçede İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılması ve esas hakkında karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesi talep edilmiş ise de davalı asilin dosyaya sunduğu 19.02.2025 havale tarihli dilekçe ile "işin esasına girilmesi yönündeki muvafakatinden vazgeçtiğini belirterek, yerel mahkemece verilen ret kararının onanmasını" talep ettiği anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin bloke edilmesi için davacı idare vekiline verilen süreler içerisinde kamulaştırma bedeli depo edilmemiş ise de sunulan banka dekontuna göre davacı idarenin İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra 28.06.2024 tarihinde depo kararını yerine getirdiği; ancak davalı asilin 19.02.2025 tarihli beyan dilekçesi ile geç bloke edilen bedeli kabul etmediğini beyan ettiği gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi doğrudur.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/6593, K. 2025/13403, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-6593-e-2025-13403-k-2bb07c4138c4